| Yazar | : | Cafer Topçuoğlu |
| Yayın Tarihi | : | 2001 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 126 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
Yağışlı bir havada yola çıktım. Köye vardığımda elimde bir valiz, bir de pardösüm vardı. Karşıma yedi sekiz yaşlarında bir kız çocuğu çıktı. Şöyle bir yüzüme baktı ve uzaklaştı. Sağıma soluma bakarak çamurlu sokakları çiğnemeye başladım. Gözlerim, iki katlı, kiremit damlı; düşlerimdeki modern binayı arıyordu. Ne gezer! Bata çıka ilerliyor, su dolu çamurlara girdiğimde dengemi kaybediyor ve tekrar doğruluyordum. Hava halâ düzelmemişti. Yağmur ve sis de iyice bastırmıştı. Öyle ki zaman zaman burnumun ucunu göremiyordum. Etrafta kimsecikler yoktu. Sadece uzaktan gelen köpek ulumalarını duyabiliyordum. Bir dönemeci geçtikten sonra iki kadınla karşılaştım. Adeta burun buruna gelmiştik. Bir an durakladım. Onlar da durur gibi oldular. Seslenmeye vakit bırakmadan hızla uzaklaştılar. Köyün öbür ucuna varmak üzere iken sürüsünün başında bir çoban çıktı karşıma.
- Selamünaleyküm.
- Aleykümselam.
- Köyün yabancısıyım, muhtarın evini arıyorum.
- Aha orada, dedi ve dağılmak üzere olan sürüsünü toparlamak üzere hızlı adımlarla uzaklaştı. Bir an durakladım, etrafıma şöyle bir göz attım. Muhtarın şanına yakışır bir mesken arıyordum. Etrafıma bakınınca bu kez yaşlı bir köylü çıktı karşıma. Selam verdim, selamımı aldı. Arkasından:
- Siz yabancıya benziyorsunuz, kimi aradığınızı sorabilir miyim?
Nihayet derdimi anlatacak birini bulmuştum. Kendimi toparladım ve seslendim:
- Adım Yaşar, öğretmenim, köyünüzün okuluna atandım.
Muhtar efendiyi görmek istiyorum. Onu nerede bulabilirim?
Memleketimi ve mezun olduğum okulu sordu. Bir süre konuştuk. Beni muhtarın evine götüreceğini söyledi. Valizimi elimden alıp taşımak istedi, razı olmadım. Birlikte köyün çamurlu sokaklarında yürümeye başladık…