| Yazar | : | Haydar Kazgan, Sami Önal |
| İsbn | : | 975-470-733-2 |
| Yayın Tarihi | : | 1999 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 175 |
| Ölçü | : | 16 x 23 cm |
| Yayınevi | : | İletişim Yayınları |
İstanbul'un su sorunu üzerine şimdiye dek çok şeyler söylendi, çok yazılar yazıldı. Sanat tarihçileri, mühendisler, hekimler ve başka alanlarda uzmanlaşmış kişiler bu konuda değerli araştırmalar yaptılar. Ancak suyu bir tüketim maddesi ve sanayide önemli bir girdi olarak ele alıp inceleyen olmadı. Oysaki su, İstanbul'un ekonomik ve toplumsal yaşamında da çok büyük roller oynamış, Bizans'tan bu yana çağdaşlığın göstergesi olmuştur. Suyun ekonomik gücü düşünülmeden hiçbir kent üzerine sağlıklı bir araştırma yapılamaz. İstanbul üzerine yapılan araştırmalarda da işin bu yanı düşünülmediği için hem çalışmalar eksik kalmış, hem de iktisat tarihi açısından önemli sayılan bazı belgeler ilgisizlik sonucu yok olup gitmiştir. Daha açık bir ifadeyle anlatılacak olursa İstanbul'un su sorunu üzerine şimdiye dek sadece sanat tarihçisi, hekim ve mühendislerin incelemeler yapması konuyu iktisadi açıdan araştıracak olanların zararına olmuştur. Çünkü İstanbul'da Bizans'tan bu yana su konusunun iktisadi yönünü belirten tüm belgeler ya ihmalden, ya da talepsizlik yüzünden yok olup gitmiştir. Bunun en çarpıcı örneğini İstanbul ve Üsküdar-Kadıköy Su Şirketleri'nin kuruldukları yıldan itibaren hükümete üçer nüsha olarak verdikleri yıllık çalışma raporlarından günümüze tek bir belgenin bile kalmamış olması oluşturur. Oysaki bu çalışma raporlarının her biri önemli birer araştırma belgesiydi. Eğer bu belgelerle ilgili talepler olsaydı bunlar çuvallara doldurulup bir kenara atılmaz, ilgisizlik yüzünden yok olup gitmezdi. Ne var ki aradan zaman geçince bu belgelerin önemi çok iyi anlaşılmış, ancak iş işten geçmiştir. İstanbul'un su ekonomisi üzerine araştırma yapacaklara kala kala eski makbuzlar, sözleşme suretleri, o dönemin gazete ve dergileri kalmıştır. İstanbul, kurulduğu yıllarda su sıkıntısının ne olduğunu bilmeyen dünyanın sayılı kentlerinden biri idi. Daha sonra Osmanlılar kentin bu özelliğini on sekizinci yüzyıl başlarına kadar özenle korudular. Bu tarihten sonra durum giderek kötüleşti. On dokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru İstanbul, dünya kentleri sıralamasında kişi başına düşen su tüketimi bakımından son sıralarda yer aldı...