| Yazar | : | Prof. Dr. Fındıkoğlu Ziyaeddin Fahri |
| Yayın Tarihi | : | 1949 |
| Dil | : | Türkçe |
| Ölçü | : | 17 x 24 cm |
| Yayınevi | : | İst. Üniversitesi İktisat Fakültesi |
| Bahsi Geçen | : | Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu |
On dokuzuncu asra «her şey asrı» denilir, haksız değil. Bu asırda ortaya çıkan «şey» lerden biri de büyük şehirlerdir. Büyük şehirlerin XVIII.inci asrın sonundan itibaren Avrupa'da, daha sonra Amerika'da nasıl çıktığını -isterseniz nasıl hortladığını deyiniz- misallerle göstermeye lüzum görmüyorum. Yalnız bir isim meselesine dokunmak isterim: Berlin'de bugün bir kaç «Berlin sokağı» var. Neden? Zira bir iki asır evvel Berlin, birbirine yakın köy ve kasabalardan ibaretti. Küçük Berlin şehrin e karşı olan sevgiden dolayı bu köy ve kasabalar sokaklarından birine şehrin adını verdiler. Gel zaman, git zaman bu köy ve şehirler arasında birleşme ve bitişme olunca sokak adları da öylece kaldı. Bugünkü Ankara'da da buna benzer bir hal görmüyor muyuz? İmparatorluk Ankara'sında Cebeci, Dikmen, Çankaya tarafı ayrı yerlerdi. Bugün birleşmiştirler ve daha da birleşiyorlar. Her nasıl olursa olsun, ortaya çıkan büyük şehirlerin ortaya attığı meselelerden biri de şehir içi insan nakli işidir. Yine aynı Berlin'i ele alalım. XIX. uncu asrın başında ancak 150,000 nüfusu olan Berlin'de insanları n taşınmasına mahsus hiç bir esaslı amme hizmeti yoktu. 1739'da yalnız 36 arabası bulunan bir Flaker loncası, bütün şehrin insan nakli ihtiyacını karşılarken 1824'te durumun değişmeye yüz tuttuğunu , «Varşova arabaları» denen bir çeşit atlı arabaları şehir içinde kullanmak imtiyazının Martier adında bir müteahhit tarafında n alındığını görüyoruz. Şehir nüfusunun artmasıyla mütenasip olarak araba sayısı da artmaktadır:
Sene Araba sayısı
1837 440
1846 1200
1870 3588
Bu devrin sonuna doğru «Kremser» denen arabalar Berlin ile Charlottenburg arasındaki insan nakliyatını ifaya başladı ise de artık lonca ve imtiyaz verme rejimi ile bu işi tahdit etmenin doğru olamayacağı görüldü: 1861'de imtiyaz verme usulü kaldırılır kaldırılmaz gelişme başladı: 130 omnibüs işleten bir şirketin teşekkülü arkası sıra şehirde bir «nakil vasıtaları komiserliği kuruldu. Dr. Wüstenhoff'u n tabiriyle «şimdiye kadar esir olan burjuvazi harekete geçti ,» 1898 sayımı Berlin'in 1.805.000 nüfuslu bir «dünya şehri - Weltstadt » olduğunu gösterdiği sırada şehir içi nakil vasıtalarında da kayıtsız ve hür bir inkişaf bütün neticelerini gösteriyordu. 1894 senesinde Berlin'e şehir dışından girip çıkanları n 8,5 milyon olması, Bunların şehir içindeki cevelânlarının şehir içi nüfusunkine ilavesi nasıl bir İnsan münakalesi işi tevlit edeceğini belirtmeye kâfidir…