| Yazar | : | Jak Alguadiş |
| İsbn | : | 9789944159951 |
| Yayın Tarihi | : | 2010 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 116 |
| Ölçü | : | 12 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Anemon |
Dalgın gözlerini duvara dikmişti Ahmet Sami. Sergey'in izini kaybetmek hataydı gerçekten. "Herhalde, rütbesi yükselmiş, albay olmuştu bile," diye düşünüyordu. Anılar, geçmişin karanlıklarından kopup, Ahmet Sami'nin belleğinde canlanıyordu. Sadece Sergey kurtarabilirdi Ahmet'i. Çocukken, Bakü sokaklarında, 1910 yılında tanışmışlardı. O dönemde, Çarlık Rusyası'nın koruması altındaki Azerbaycan'da, İmparatorluk heyeti sekreteri olan Sergey'in babası, çiçekler ve ıtırlı bitkilerin hoş kokular yaydığı bir parkla çevrili, nefis bir evde, ailesiyle birlikte oturuyordu. Parkın, gözden ırak bir köşesinde, sonbaharın sarı yapraklarının arasından yükselen çıplak bir kadın heykelini, uzun uzadıya seyre dalardı iki arkadaş. Güzel tüylü kuşlar eşliğinde geçen ilk yalnızlık saatleri. Daha sonra, 1925'te, yolları partinin çeşitli şubelerinde kesiştiğinde hem şaşırmış, hem sevinmişlerdi; aradan geçen zamana karşın aralarına soğukluk girmemişti…