| Yazar | : | René du Parquet |
| İsbn | : | 9789753332255 |
| Yayın Tarihi | : | 2008 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 84 |
| Ölçü | : | 15 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Tarih Vakfı Yurt Yayınları |
Pierre-Julien-Rene du Parquet, 5 Temmuz 1833 günü Paris'te Saints-Peres sokağında, Louis-Jacques-Marthe (Achille) du Parquet'nin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Babası bir taraftan Danıştay'da dilekçe dairesi baş yardımcısı, bir taraftan da Emniyet Sandığı yönetim kurulu üyesiydi. Saint Cyr harp akademisinin lisesinde okurken Fransız Akademisi üyesi olacak olan şair Pierre Lebrun (1785-1873) ile ancak ölümün son verebileceği yakınlıkta bir dostluk kurmuştu. Pierre Lebrun ile eşi Rosalie Garnier, Rene du Parquet'nin vaftiz babası ve annesi olmuşlardı; kendi de onlara İngilizce olarak "Godfather" ve "Godmother" diye hitap ederdi.
Bunun nedeni, Rene du Parquet'nin annesi Camille Collier'nin John Collier adındaki bir İngiliz sanayicinin kızı oluşuydu. John Collier yün tarayan bir makinenin patentini almış, Fransa'da üretmekteydi. İşleri iyi gittiği gibi, 1834 yılında Legion d'honneur nişanına da layık görülmüştü. Dolayısıyla İngilizce, aile de doğal olarak konuşulan ikinci bir dildi. Ailenin hali vakti yerinde, edebiyat ve sanat çevreleriyle ilişkileri de gayet sıkıydı. Ne var ki John Collier 1836'da vefat etmiş, müessesesi ise 1842'deki bir yangınla birlikte iflas etmişti.
Haziran 1838'de bütün aile Normandiya'ya gitmişti: Achille ile eşi Camille, Rene ile kız kardeşi Marguerite, bir de Lebrun'ler. Maksat eşlere ve çocuklara iki dostun otuz yıl önce Dolaylı Vergiler İdaresi'nde (Regie des droits reunis) çalıştıklarında gördükleri yerleri göstermekti. Aşağı Seine bölgesinin çeşitli yerlerinde ikamet etmişler, özellikle de Tancarvillel şatosunda kalmışlardı. Küçük Rene henüz altı yaşında bile değildi, ama babası ona her akşam gündüz yaptıklarını anlattırıyor, bugüne kadar ulaşan küçük bir deftere de not ettiriyordu. Baba ile oğul arasındaki bu ilişki gayet dokunaklıydı ve bu çocuksu anlatımlardan Rene'nin tabiata, bitkilere, hayvanlara karşı olan ilgisinin ne kadar erken gelişmiş olduğunu görmek mümkündür. İşte birkaç örnek:
"22 Haziran günü arabayla yola koyulduk ve büyük bir dağa yaya olarak tırmandık. Küçük bir patika boyunca vahşi sardunyalarla yavşan otu topladık... Jumieges harabeleri arasında, bahçeye girerken, adi gelincikten biraz daha iri bir yabani gül fidanı gördük.