| Yazar | : | İlhan Eksen |
| İsbn | : | 9789752899056 |
| Yayın Tarihi | : | Ağustos, 2011 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 214 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Everest yayınları |
Bildiğiniz gibi "nihavent", Türk müziğinin sevilen makamlarından birinin adı. Güzelliğinin yanı sıra yanında bir özelliği de dizisindeki seslerin Batı müziği enstrümanları ile çalınmaya uygun olması. Aynen Batı müziğindeki sol minöre eşdeğer. Yani biz, bu topraklarda yaşayanlara özgü duyarlılıkları, hüznü, sevinci, aşkı, nefreti Batı'nın belirli müzik yapısı ve aletlerinin tınıları ile bir Batı müziği ezgisi gibi besteleyip icra edebiliyor, dinleyince de hoşlanıyoruz. Türk müziğinin nihavent makamında bestelenmiş eserlerinin akordeon, viyolonsel, piyana veya saksafon eşliğinde seslendirilmelerine sık rastlanmıyor yine de. Ama bu makamda bestelenmiş ve Batılı enstrümanlarla icra edilen bir Türkçe tango, içerdiği özlem, kırgınlık, ayrılık acısı ve tutku dolu sözlerin de katkısıyla, kafaları ve yürekleri Batı'ya açık insanları bize hiç yabancı olmayan, buruk bir haz duyduğumuz melankoliye sürüklemekte gecikmiyor. Dans pistinde bir kadın ile bir erkeğin birbirlerine neredeyse sarılırcasına yakınlaşarak müziğin ritmine kendilerini kaptırıp uygun hareketlerle ileri geri gitmelerine, dönmelerine, yaklaşıp uzaklaşmalarına Batı dünyasında ne dans edenler, ne de onları seyredenler estetik kaygılar dışında özel bir anlam yüklerler. Ama bu ülkede biz tango yaparken kulaklarımızda Batılı enstrümanların tınıları, anlam yüklü (!) Türkçe sözlerin içimizde yarattığı Doğulu duygusallıklar ve bizi seyredenlerin haset dolu bakışları altında Batılı olduğumuza kendimizi her zaman inandırmak isteriz.
Kırklı yılların sonlarına doğru ben de hayatla tango yapmaya başladım. Kozmopolit Beyoğlu'nda, İstiklal Caddesi'nin aşağılarında, Türkü, Rumu, Ermenisi, Yahudisi bir arada sorunsuz yaşayan, birbirine saygılı kibar insanlar…