İstanbul'da Bir Alman Kızı Hannelotte
| Yazar | : | Verda Cimilli |
| İsbn | : | 9786057673628 |
| Yayın Tarihi | : | 2020 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 333 |
| Ölçü | : | 13 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Zero Product Ltd. |
Patlıcan moru renginden nefret ediyorum! îleriki hayatımda mor olan bir şey istemiyorum. Morun hiçbir tonuna tahammülüm yok! Mor çiçekleri bile görmek istemiyorum...
Benden üç yaş daha küçük olan kız kardeşim Erika ile, kestirme olsun diye tarlaların arasından, daha doğrusu tarlaların kenarlarından, yolumuzu aşağı yukarı tayin ederek esen sert rüzgârla ve sicim gibi yağan yağmurla mücadele ederek koştura koştura gidiyoruz. İkinci dereceden kuzenimiz olan Olga’nm evine giden bildiğimiz en kestirme yol bu.
Olga ile kocası dört günlük bir seyahate gidiyorlarmış. Bizden istenilen, bu sürede, ev boş kalınasın diye orada olmamız. Bu üstümdeki patlıcan moru renkli yağmurluk da zaten Olga’dan bana kalan, onun istenmeyen giysilerinden biri!
On beş ya da on altı yaşındayım. İki senedir MOR diye bağıran bu yağmurluğu kullanmaya mecbur edildim. Fazla giysilerimiz yoktu. Anneme göre her şey fonksiyonel olmalıydı. “Ne kadar iyi oldu bu yağmurluk,” diye sevinmişti. Çünkü annem için yağmurluk, insanı ıslanmaktan korurdu. Renginin hiçbir önemi yoktu!
Olga ile kocasına ancak yetiştik. Arabanın motoru ısıtılmış, hareket etmek üzere hazır idi. Alelacele yapmamız gerekenler hakkında talimatları aldık: “Kedi günde iki defa beslenecek, sıcak su sadece sabahleyin ısıtılacak, kapılar hep kilitli tutulacak, cam kavanozdaki balıklara günde bir kere yemleri verilecek ve çiçekler günaşırı sulanacak.”
Evdeki her türlü yiyecek maddesini de istediğimiz kadarıyla kullanabilecektik. Rahatımıza bakmamız da sıkı sıkı tembihlendikten sonra kapıdan onlara el salladık.