| Yazar | : | Muhlis Türkmen |
| Yayın Tarihi | : | 1985 |
| Dil | : | Türkçe+İngilizce |
| Sayfa Sayısı | : | 214 |
| Ölçü | : | 31 x 22,5 cm |
| Yayınevi | : | Yay Yayıncılık |
Çizgi görsel anlatımın temel ögesidir. İçinde taşıdığı enerji duyarlığı, sınırladığı yüzey ise düşünceyi yansıtır. Boş bir yüzey üzerine bir anda çiziliveren bir biçim çarpıcı bir olaydır. Bir anda yeni bir dünyanın yaratılmasıdır. Çizginin sınırlaması belirlemesi ve anlam kazandırmasıyla biçimin oluşması gizemli bir eylemdir.
Bu yok olandan var edilene geçişin serüvenidir. Yaratıcılığın sırrını içerir. Çizginin anlatım gücü sanatçılar yönünden çekiciliğini hiç yitirmemiştir. Çizgiyle anlatıma yönelik uğraşılarla da yaratıcılık sınırına yaklaşıldığı çok görülür. Konu mimarlık olunca, resim, heykel gibi temel sanatlardan biri olan bu alanın kişileri mimarlık uğraşılarını bile bırakıp sanatın çekici alanlarına kaymışlardır. Batıda ve bizde bunun birçok örneği vardır.
Oysa Prof. Muhlis Türkmen mimari krokilerinde gösterdiği özel bir duyarlılıkla mimarlık çalışmalarının içinde bulunduğu sürelerde de sanatçı tavrını ve yapısını geliştirmiştir. Sanırım bu Türkmen'in doğuştan gelen yeti ve yeteneklerinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıktı. O bir sanat yapma iddiası ile girişmedi bu işe, mimarlık yapılarının işlevsel biçimleriyle uğraşırken artistik heyecanları nedeniyle kendisini sanat olayının içinde buldu. Çizgilerinin coşku yüklü, ince, zarif yapısı gelişti, oluştu giderek bu çizgiler mimarlık mesleğinin krokileri olmakla yetinmeyip çevresine mimar gözüyle bakan bir sanatçının desenleri olarak anlam taşımaya başladılar.
Seçilen konular arasında İstanbul'un tarihsel çehresini oluşturan yapıların öncelik taşıması bir rastlantı değildir. Muhlis Türkmen hocamız kültür mirasının korunması konusuna özel bir ilgi duymaktadır. İstanbul'un çok zengin kültürel yapısı ve mimarlık örnekleri büyüdüğü bu kentle onun arasında köklü bağlar kurulmasına yol açmıştır. Çocukluk anıları içinde yer alan hayranlık duyguları sonraları mimar ve öğretim üyesi olarak bilinçlenen sorumluluk duygusuyla birleşince kültür değerlerine sahip çıkma, onları yeniden değerlendirme ve yaşatma çabaları yoğunluk kazanır...
Devrim Erbil