| Yazar | : | Kemalettin Tuğcu |
| İsbn | : | 9754598681 |
| Yayın Tarihi | : | 1999 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 96 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19 cm |
| Yayınevi | : | Serhat Yayınları |
TAHTADAN MEYVE sandığının gecenin nemiyle ıslanan üstünü yana çevirerek oturan Balıkçı İlyas, ceketini omuzlarına iğretiden koymuş, ilk sigarasını yakmış, zaman zaman öksürük nöbetlerine yakalanarak o gün yapabileceği işleri düşünüyordu.
Ona Balıkçı İlyas derlerdi. Balıkçılıkla ilgisi yoktu. O da herkes gibi rıhtımdan olta sallayıp balık tutar veya kürekçi bulamadıkları zaman kendisini çağıran balıkçılara: "Gelemem" demezdi.
O, sokaktan çok deniz kıyısında dolaşırdı. Hem de rıhtımsız ve kumsal olan kıyılarda. Orada deniz kabuklarına rastlardı. Sonra inşaat için kum satan depolara da giderdi. İzin ister, kumları karıştırır, içlerinden ufacık şeytan minarelerini toplar, renkli midye ve istiridye kabuklarını araştırırdı.
Onun, bazen kumcularla Marmara'nın bazı kıyılarına gittiği olurdu. Oralarda deniz kabuklarının daha başka çeşitlerine, irili ufaklı birçok türüne rastlardı. Yeni ve güzel bir kabuklu bulmak, ona kumların içinde pırıl pırıl bir altın bulmaktan daha çok sevinç verirdi.
Balıkçı İlyas, bu kabuklulardan küçük dikiş kutuları, resim çerçeveleri yapıyordu. Onları o kadar güzel yerleştirir, yapıştırırdı ki, bir parçayı çıkartıp daha güzel yerleştirmek kimsenin elinden gelmezdi. Bazen bir kutunun yapılması aylarca sürerdi, çünkü bazı kutularda karşılıklı ve birbirine denk kabuklular bulması gerekirdi.
Bunlardan başka, bazı meraklılar için deniz kabuklularından kolyeler yapar, bazı büyük mağazalara götürüp bırakırdı.
Balıkçı İlyas bu işlerle geçiniyor, ayrıca beraber oturduğu çocuklara da yardım ediyordu. Perişan, dalgın bir adamdı ama onun bir sanatçı ve iyi insan yönü de vardı.
Balıkçı İlyas, öksüre öksüre düşünürken epeyce geniş olan arsaya sokaktan doğru gelenler oldu. Başını çevirdi.
Orta yaşlı, göbekli bir bey, gençten, kasketli bir başkası, bir de emniyet memuru.
Onlar bir Balıkçı İlyas'a, bir de barakaya baktılar...