| Yazar | : | Fatih Kerimi |
| İsbn | : | 975454039x |
| Yayın Tarihi | : | 2001 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 367 |
| Ölçü | : | 16 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | Çağrı Yayınları |
Bu eserin ilk baskısının yayınlandığı tarihlerde Türk dili o kadar yaygındı ki Çin Denizi'nden Adriyatik'e, Sibirya'dan Yemen'e kadar Türkçe okunup yazılmaktaydı. Tiran'da yayınlanan bir gazeteyi Doğu Türkistan'daki okur-yazar birisi rahatlıkla anlamakta, Yakutistan'dan yazılan bir mektubu Saraybosna'da yaşayan bir aydın kolayca cevaplayabilmekteydi.
Bilinen bu büyük coğrafyada yaşayan Türk boyları her ne kadar siyasi açıdan bölünmüş olsalar da aralarında kültürel bölünme yoktu. Doğu Türkistan, Kazakistan, Yakutistan, Tataristan, Özbekistan, Türkmenistan, Hint Yarımadası'nın kuzeyi, Azerbaycan ve Türkiye'yi (Osmanlı Devleti) içine alan büyük bir coğrafyada Türkçe ile birlikte Türk-İslam kültürü hâkimdi.
I. Dünya Savaşı sonrası bu alan daralmaya başladı. Önce Osmanlı Devleti'nin yerine kurulan devletlerde Türkçe bırakıldı, milli dillere geçildi. Sonra Türkiye'de harf değişikliği yapılarak Latin alfabesi kabul edildi. Ardından Sovyetler Birliği sınırları içinde kalan Türki bölgelerde halkın iradesine rağmen Kiril alfabesine geçildi. Yazı değişiklikleri ile eş zamanlı olarak dilimizde mevcut olan ve milletimizin çoğunluğu tarafından bilinen kelimeler atıldı; yerlerine kimsenin bilmediği, söylenmesi zor, anlam açısından sığ sözcükler konularak nesiller arasındaki iletişim engellenmeye çalışıldı.
İşte bundan sonradır ki Türkiye'de iki nesil birbirini anlayamaz hale geldi. Türkiye dışındaki ortak kültüre sahip Türk toplulukları ile bizim aramıza siyah, kalın bir perde çekildi. Türkçe okuyup yazan iki nesli birbirini anlayamaz hale getiren yazı ve kelime değişikliği, Türki toplulukların arasına öyle bir set çekti ki bu setin arkasında kalanlarla önündekilerin birbiriııden haberdar olması imkânsız hale geldi. Türk dünyasının yüzlerce yıllık birikimi olan ortak kültür mirası bir anda sanki yok oldu.
Yeni kuşakların tekrar kendi öz kültürleri ile ilişkiye geçmeleri ve öz medeniyetlerini tanımaları için çok büyük bir çaba harcamaları gerekir hale geldi...