| Yayın Tarihi | : | Kasım, 2000 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 134 |
| Ölçü | : | 22,5 x 29,5 cm |
| Yayınevi | : | Doğan Burda Rizzoli |
Kadıköy (Sayfa 80)
Bir semtin havasını teneffüs etmek için önce sokaklarını, daha sonra da çarşılarını gezmek gerekiyor. İşe geliş gidiş saatlerinde oldukça kalabalıklaşan sokaklar; vapurların birer ikişer iskelelere yanaşmasıyla bir dolup bir boşalan iskele meydanı; çaycı, simitçi ve lüks lambalarıyla ışıl ışıl yanan bir balıkçı tezgahı... Gözlerimi kapayıp Kadıköy'ü düşündüğümde denizle karışan ıslak havayı soluyorum. Serin bir rüzgarın kokusunu hissediyorum...
Kadıköy'de sabahlar erken başlar. Senede birkaç gün etkili olabilen lodoslu havaları saymazsak, devamlı işleyen şehir hatları vapurları Kadıköy halkının belki de en sevdiği ulaşım araçlarından biri. İlk vapur, sabahı ve yepyeni bir günü müjdeler. Beşiktaş ya da Karaköy iskelesine doğru atılan aceleci adımlar, uykulu ve telaşlı insanların mahmurluğuyla güne merhaba der Kadıköy.
Evden biraz erken çıkarsanız iskelede yer alan büfelerde ve çoğunlukla da"Hasır"da içilen bir çayla kahvaltı edenleri gözleyebilirsiniz. Çoğu ya vapuru kaçırmıştır ya da randevularını bir sonraki vapura ertelemiştir.
Çarşıdan aşağı inerken yeni açılan dükkanların kepenk seslerini duyarsınız. Bir de "Beyaz Fırın"dan yükselen sıcak poğaça kokusu doldurur sokakları. Kadıköy' de gün başlamıştır.
Dün...
Bizans dönemindeki adı "Khalkedon". İstanbul'un fethinden sonra yönetimi Kadı Hızır Bey'e verilmiş, "Kadıköyü" ismi de Kadı Hızır Bey'in anısı olarak bugüne kalmış.
İstanbul civarındaki en eski yerleşim merkezleri Kadıköy ve civarında yer alıyor. Fikirtepe'de, milattan önce 1000 yıllarında Fenikelilerin bir koloni kurdukları tespit edilmiş, sonraki ilk yerleşme bugünkü Moda Burnu ile Yoğurtçu arasında kalan yerde kurulan Khalkedon (Bakır ülkesi) olmuş...
Murat Avalin + Hakan Ezilmez