| Yayın Tarihi | : | Ekim, 2004 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 112 |
| Ölçü | : | 22,5 x 29,5 cm |
| Yayınevi | : | Doğan Burda Rizzoli |
VAPUR: Kaptan Amca Düdük Çal... (Sayfa 36)
Çengelköy'den 8:20 vapuru... En güzel vapur. 7:40 zor. Çok erken kalkmak lazım. 8:20 ideal. 9:00'da iştesiniz. Önce Çengelköy'ün iki tarafı ağaçlı caddesinden yürünür, gazete ve zeytinli açma alınır. Sonra iskele alanına varıp çay içen insanların ve kırıntı peşindeki kedilerin arasından geçilir. Yeni onarılıp boyanan iskeleden vapura binilir. Bahar ve yaz aylarıysa kenarda oturulur ve ayaklar demir korkuluğa uzatılır; yalılar, korunun yeşilliği, mevsimiyse erguvanlar seyredilir. Harap vaziyette olan ve niye onarılmadığı anlaşılamayan Beylerbeyi iskelesi es geçilip Kuzguncuk'a varılır. Bu vapur bir asırdır geç kalmasına rağmen çımacıdan hep "Niye geç kaldınız?" şeklinde fırça yenir. Sonra ver elini Beşiktaş. Bu arada muhtemelen bir devlet dairesinde çalışan orta yaş üstü bir grup memurun eğlenceli dedikodularına kulak misafiri olunur: "Mehmet yine mi yok?" "Hasta galiba. Belini incitmiş." "Yahu yine mi? Cumaya kadar gelmez artık!"... Sabah çayı içilir, açma yenir.
Beşiktaş'ta vapur biraz boşalır İstanbul'un daha kalabalık, puslu, gürültülü kıyıları dalgın dalgın seyredilir Artık balıkekmek teknelerinin dizili olmadığı kıyıya yanaşılır ve Eminönü kalabalığına karışılır. Ta ki akşama kadar. Sonra aynı ahali akşam vapurunda yine bir arada geri döner. Eskiden bu vapurun arka tarafında rakılı mezeli çilingir sofrası kurulduğuna dair bir rivayet vardır (Şimdi seviye biraz düştüğünden bira ile yetiniliyor). Metropol insanının acınası trafik kahrından uzak huzur içinde gidilir... Gelinir...
Şanslı bir Boğaz çocuğu olarak hayatımın her döneminde vapur motifi vardı. Çocukken Beylerbeyi-Çengelköy vapurlarının her geçişinde kayıkhanenin üstüne çıkıp "Kaptan amca düdük çal, çalmazsan yarı yolda kal!" diye bağırıp, 'Bvutt! Bvutt!' sesi duyunca mutlu bir şekilde oyunumuza döndüğümüzü hatırlarım. Annemle anneannemi ziyarete, karşıya geçişlerimizde iskeleden Dandy sakız, vapurda da nane şekeri almak adettendi. Gerçi o zamanlar küçük ve beşik gibi sallanan motorlara binmeyi daha heyecanlı bulurdum...