İstanbul Lâle ile Sümbül
| Yazar | : | Selim İleri |
| İsbn | : | 9786051416748 |
| Yayın Tarihi | : | Eylül, 2013 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 250 |
| Ölçü | : | 11 x 18 cm |
| Yayınevi | : | Everest yayınları |
Çocukluğumda, Atatürk’ten söz açan büyüklerim, onun İstanbul’a gelişlerinden mutlaka söz açarlardı. Bunda, yaşadığımız kente bir övünç payı çıkarmak isteği kadar; gizli, pek dile getirilmemiş, getirilememiş bir utanç da duyumsanabilirdi.
Bu utancı çok sonra kavrayabildim: Anadolu’ya, Millî Mücadele’ye kayıtsız İstanbul’a, Cumhuriyet’in ilânından sonra, Atatürk bir süre dargın kalmış. Sorduğunuz vakit, o günlerin İstanbulluları, yanıtlamaktan, konuşmaktan kaçınırlardı...
Oysa İstanbul, Mustafâ Kemal’in gençlik şehirlerinden biridir. Hüzünlü, duyarlı, sevinçli birçok anıyla ayrılmıştır İstanbul’dan.
Kurtuluş Savaşı’na giden süreçte, Şişli’de bir ev kiralar. Bugün müze olan eve, Akaretler’de oturan annesini ve kız kardeşini de getirir.
16 Mayıs 1919 tarihinde İstanbul’dan ayrılır.
O günlerin İstanbul’unu birbirinden etkileyici romanlarda yakalayabiliriz. Yakup Kadri’nin Sodom ve Gomore'si beni her zaman çok etkiledi. Halide Edib’in Ateşten Gömlek'i, Peyami Safa’nın Sözde Kızlar', Tanpınar’dan Sahnenin Dışındakiler, Kemal Tahir’in Esir Şehir üçlemesi hep andıklarım. Yakın dönemde, Attilâ İlhan “Reis Paşa"da yine o günleri yazdı. Atatürk’ün dargınlığı gibi, romancılarımızın da İstanbul’a mesafeli bir bakışı söz konusudur.
Ama kişisel anılarda İstanbul’un da acı çektiğini saptarız: Tanpınar, Reşat Nuri’nin Feride’sini anımsar: Çalıkuşu bir İstanbul gazetesinde tefrika edilmektedir. Bütün İstanbul, Feride’nin ‘mutlu son’a kavuşmasını bekler. Bu, bir bakıma, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılacağıyla eşanlamlıdır.
Millî Mücadele’ye, Kurtuluş Savaşı’na açıkça destek verememiş İstanbul, 1 Temmuz 1927 tarihine kadar Gazi Mustafa Kemal’i boş yere bekler. 1923’ten 1927’ye yaklaşık dört yıl. Üstelik, 1926 sonbaharında, Sarayburnu’ndaki ünlü Atatürk heykelinin açılış töreni yapılmasına rağmen. Cumhurbaşkanı kendi heykelini ancak ertesi yaz görecektir...