İstanbul Festivali 21.VI - 15.VII.1973

Yayın Tarihi : 1973
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 180
Ölçü : 16 x 24 cm
Yayınevi : İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı

Bu yıl 86 yaşını dolduran Rejisör Carl Ebert, Tiyatro ve Opera ile uzak yakın ilgisi olan herkesin çok iyi tanıdığı bir kişidir. Türkiye'de Operanın kurucusu diye adlandırabileceğimiz Cari Ebert, 85. doğum yıldönümü dolayısı ile Berlin Operasının dergisi olan Opern – Journal'ın Şubat-Mart 1972 sayısına yazdığı bir yazıda, Türkiye'de geçirdiği yıllara ve yaşantısına büyük bir yer vermiştir. Sanat hayatına Tiyatro oyuncusu olarak başlayan ve bu alanda çok başarı sağlayan Ebert, giderek bununla yetinmez olunca önce Darmstadt Tiyatrosu yöneticiliğine ve oradan, kendisini en çok ilgilendiren dala, yani Opera yöneticiliğine geçmiştir. Aşağıda büyük Rejisörün yukarıda sözünü ettiğimiz, yazısından Türkiye ile ilgili bölümü sunuyoruz. 1933 yılında SA Motorstaffe 113 adlı Nazi örgütü tarafından Bolşevik Kültürü eğilimli diye ilan edilip işten el çektirilince, ötemi berimi toplayıp yadellere, İtalya ve İsviçre'ye doğru yola çıktım. Nasyonal Sosyalistlerin dış ülkelerde de artmağa başlayan kudretleri, beni buralarda iş bulamama güçlüğü ile karşı karşıya bırakmaktaydı. Derken bir gün, Londra'daki Alman Sanatçıları ve Bilginleri Yardımlaşma Derneği'nden aldığım bir mektupta, Türkiye'ye uzun bir süre için gidip, orada Tiyatro ve Opera'yı Batı düzeyine çıkarma çabalarına katılmayı isteyip istemeyeceğim sorusu ile karşılaştım. Doğrusu, tasarı anlatılmaz bir romantizm ile yüklüydü ama gene de hayli duraksamadan sonra karar verebildim, evet demek için... İstanbul'a vardığımda benimkine benzer ödevlerle görevlendirilmiş birçok tanınmış Alman bilgin ve sanatçısı ile karşılaştım. Peçeleri altından göz süzen harem dilberleri yahut pala, kalkan yerine yönetici mevkilerde, toptan bir reform hareketini gerçekleştirmeğe inanılmaz güçte bir içtenlikle istek duyan kişiler çıktı karşıma... Bizlerden, kendi alanlarımızdaki durumu inceleyip yenileme önerilerimizi yazılı olarak hazırlamamız istendi, Mimarlık (Bruno Taur, sonraları Clemens Holzmeister), müzik (Paul Hindemith) ve politika (Ernst Reuter) alanlarında benim gibi çalışmakta olan birçok tanınmış şahsiyetin bulunuşu, bu genç-yaşlı ülkede ciddi ve köklü devrimler yapılacağının canlı deliliydi benim için…
******
DİKKAT!
İstanbul Kitapları (7654 kitap)
ve
Osmanlı Kitapları (2586 kitap)
Koleksiyonları satılıktır.
Çok kıymetli ve nadir kitapları da kapsayan bu
Koleksiyonları almak isteyenler
İletişim paragrafından lütfen mesaj gönderin...