| Yazar | : | Şevket Gürel |
| Yayın Tarihi | : | 1988 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 248 |
| Ölçü | : | 16 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | İst. Tarihi Türbe ve Mescidleri İmar Vakfı |
Bir milletin yükselmesi için üç şey şarttır: "MUHABBET, MERHAMET, HÜRMET".
Zenginin güçsüze, fakire merhameti, ona karşı da hürmet görmesi, muhabbeti meydana getirir. Muhabbet de bu kâinatın yaradılışında Kudret tarafından verilen en büyük sermayedir. Cenab-ı Hak muhabbet-i İlahiyesinin sureti olarak Habib-i Ekremi Muhammed'i (s.a.v.) merhameten bu âleme göndermiş ve kendisine muhabbetin, O'na tabi olarak muhabbet edilmesini bildirmiş.
Bugün dünya üzerindeki yanan yangının bir türlü söndürülmemesindeki hikmet, her gün çoğalan huzursuzluğun önlenememesi, büyük büyük diplomatların ve en yüksek akıllara malik olduğu iddia edilen kafaların toplanıp toplanıp da bir türlü bu derin yaraya merhem bulamamasındaki illet; insanlık âleminde muhabbet, merhamet, hürmet madeninin kullanılamamasından ileri geliyor. İnsanlığın inlemesi, Kudretin vermiş olduğu bu en önemli sermayeyi kaybetmesinden doğmaktadır.
Evet, bu üç maden ne altın madenine benzer, ne de dünya hazinelerine. Çünkü o göz kamaştırıcı servetler bizatihi nimet değil, vasıta-i nimettir, Kudret "Git filan şahısta nimet ol" derse nimet olur ve illa nimet olur. Çok görmüşüzdür. Zengin veya servet sahibi olan ekseri insanlar eski halini, eski mütevazı halinde iken ki huzurunu ararlar.
Bunun farkına varmış olan dedelerimiz servetlerinden insanları faydalandırarak, düşmüşü kaldırarak insanlara hizmet etmeyi şiar edinmişti. Servetlerinin ya tamamını veya mühim bir kısmını vakfetmiş, hem bu âlemde huzuru bulmuş ve hem de Allah'ın yanında büyük makamlar kazanmışlardır.
Biz ki tarihin en eski efendisi olan temiz kanlı, merhameti çok bol, büyüğünün karşısında yüzü kızaracak kadar hayâlı, her birinin kafasında manevi taç bulunduğundan dolayı, haksızlığa karşı bir türlü eğilmeyen başa malik, Müslüman-Türk ırkının evlatlarıyız. Dedemiz, değil insanlara karşı merhameti, bütün mahlûkata karşı rikkatle kalbi çarpardı.