| Yazar | : | Çelik Gülersoy |
| Yayın Tarihi | : | 1983 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 139 |
| Ölçü | : | 18 x 26,5 cm |
Bu deyimle, İstanbul'a şehir olarak, dar anlamda güzelliğini, geniş anlamda ise, yapılarına sinmiş karakterini ve fizik görünüşündeki kişiliğini sağlayan, ölçüleri, eski uygulamaları, bir zamanların durmuş-oturmuş şehir anlayışını ve yerleşmeler, biçim almalar üstüne "klasik"leşmiş sayılması gereken değer yargılarını kastediyorum. Bunları ilk kez bir özet halinde toparlamak istedim.
Klasik deyimini en başa koymakla, estetikle ilişkisi büyük çapta kopmuş bulunan günümüz İstanbul'unun, konumuz dışında olduğunu, ona ancak bir-iki noktada değinileceğini belirteyim.
Bunun dışında, "İstanbul Estetiği" kavramı içerisine gireceği düşünülebilecek olan, eşya kültüründeki eski ölçüler, tarihteki kılık ve kıyafetlere egemen olan güzellik unsurları, hatta davranışlar ve insan ilişkileri gibi konular da olabilir tabii ama buradaki estetik deyimini, sadece şehrin maddi yapısı ve görüntüsü ile sınırlamak planındayım.
Eski başkente biçimini verdiğini kabul ettiğim "klasik beğeniler dönemini" de, şehrin ilk kurulduğu ve geliştiği devirlere kadar uzatmayarak, ona damgasını vuran, son 5 yüzyılın içerisinde, yani Osmanlı İstanbul'u çağı için, ele almayı zorunlu buluyorum.
Çünkü pek çok Doğu ve Batı yerleşim merkezlerinin aksine olarak, bu olağanüstü kent, tarih boyunca tek düze bir kişilik sahibi olmamış, homojen bir gelişme göstermemiş ve başlıca, iki büyük kültüre sahne olmuştur: Roma-Bizans ve Osmanlı uygarlıkları.
Biz, bugün bu şehirde yaşayanlar ve ona sahip olanlar, iki medeniyetten sonuncusunun, doğrudan ve ilk elden mirasçıları olduğumuz için, üstümüze düşen bir moral borcu olarak ve ruhsal yapımız dolayısı ile o dönemin estetiğinin, bir devamı olmak durumundayız, ister istemez ve tabiat gereği. Bizim yerimize bir başka çevreden, yabancı bir kuşak bu sahipliğe konsaydı, doğal olarak böyle düşünmek durumunda olmayacak ve şehre kendi medeniyetinin değişik bir estetiğini uygulamak isteyecekti. Ama mademki biz biziz, bu böyle olacak.