İstanbul Çorlulu Ali Paşa Külliyesi Mezar Taşları
| Yazar | : | Zeynep Uçar |
| İsbn | : | 9786059579520 |
| Yayın Tarihi | : | 2019 |
| Dil | : | Türkçe |
| Ölçü | : | 19,5 x 27,5 cm |
Çalışmanın amacı; külliyedeki iki hazirede yer alan mezar taşlarının, akademik yönden incelenip, 18. ve 19. yüzyıl esas alınarak, öncesi ve sonrasındaki mezar taşları ile karşılaştırılıp, kültür tarihi açısından değerlendirerek somut bir bilimsel çalışma haline getirmektir.
Mezar taşları, ait olan şahsın yaşadığı dönem ve dönem içerisindeki konumunu göstererek, bizlere o dönemin unvan, meslek ve meslek dereceleri hakkında bilgi vermektedir. Mezar taşları üzerinde yer alan yazı stilleri ve şiirsel ifadeleriyle, dönemin edebiyatmı ve edebiyata verilen değeri anlatan heykel görünümlü belgelerdir. Ayrıca mezarlar üzerindeki bitkisel, geometrik ve yazılı süslemeler, dönemin sanatını anlamamıza yardımcı olan görsel kaynaklardır. Bu süslemeler, içerisinde yatan şahsın, cinsiyetini ve sanatsal zevkini yansıtmaktadır. Ayrıca bu süslemelerle şahsın mesleğini anlayabildiğimiz gibi, dönemin mimarisini de yorumlayabilmekteyiz. Mezar taşları şahsın kendi fikir, düşünce ve sanatını yansıtan, kendini özgürce ifade ettiği en özel eserlerdir. İnsanın son durağı olarak görülen mezarlar, bu sebeple en özel tasarımların, en ilginç ifade ve şekillerin yer aldığı sanat eserleridir.
Mezar ve mezar taşı geleneği, birçok toplumda yer alan ve her toplumda farklı kültürel ve sanatsal yönleriyle karşımıza çıkan ama aynı ortak amaçla ortaya konmuş eserlerdir. Bu sebeple mezar taşları yalnızca tasarlandıkları dönem içerisinde değil, insanlık tarihinde ilk ortaya çıktığı andan günümüze kadar incelenerek değerlendirilmelidir. Çünkü sanat eserleri, her toplumda kendinden önceki medeniyetlerden ilham alıp, bulunduğu dönemdeki sanatsal ortamdan etkilenerek ortaya konmuştur. Şüphesiz ki bu durum mezar taşlarmda da kendini göstermektedir. Türklerde mezar geleneğinin ortaya çıktığı dönemden günümüze kadar inşa ettikleri tüm mezar taşları ve türbeler incelendiğinde, geleneksel adetlerin zaman içinde farklı geleneklerle harmanlanarak günümüze ulaştığı görülmektedir. Başta Pazırık Kurganları olmak üzere, Orta Asya bölgesinde yer alan tüm kurganlar, Orhun yazıtları ve bölgedeki tüm balballar göz önüne alındığında, Türklerde mezar ve mezar taşı geleneğinin sıkı bir temelden, zamanla farklı mimari tarz ve tasarıma bürünerek günümüze geldiğini görebilmekteyiz. Bu geleneğin Anadolu topraklarmdaki en önemli uzantısı ise Ahlat Mezar Taşları’dır. Ardından Anadolu Selçuklu ve Beylikler devrinde mezar ve mezar taşları, temel varlığını koruyarak dönemin üslubuyla harmanlanıp varlığını devam ettirmiştir. Sanatın her alanma kendi tarz ve üslubunu en güzel şekilde bırakmış olan OsmanlI Devleti’nde de aynı devamlılığını göstermiştir.