| Yazar | : | Orhan Erdenen |
| Yayın Tarihi | : | 1965 |
| Dil | : | Türkçe+İngilizce+Almanca |
| Sayfa Sayısı | : | 49 |
| Ölçü | : | 14 x 20 cm |
| Yayınevi | : | Yenilik Basımevi |
Çarşılar ister kapalı, ister açık şekillerde olsunlar binlerce yıldan beri içtimai oluşun en hareketli ve renkli tarafını teşkil edegelmişlerdir.
Sosyal ve Ekonomik hayatın sahneleri bu çarşılardır, bazıları cıvıl cıvıl kaynaşan; bazıları az fakat özlü müşteriyi bekliye tezgâhlar.
Bu raflara memleket mahsulleri, kimi sanayi mamulleri; kimi el işleri halinde ilk bakışta kaynakları anlaşılamayan yerlerden gelerek dizilirler.
Nice sanatkârlar eserlerini bu emtialar arasında vermiş, nice sanatkârlar vitrinleri önünde sessiz bir lisanla birbirleriyle konuşmuşlardır.
Çarşılar toplum hayatına dinamizmi veren müesseseler olarak inşa edilmişlerdir. Eskilerin tecrübeye gelen şehircilik anlayışlarında önemli bir yer işgal ederlerdi.
Türk-İslam İstanbul'da Ev, çarşı, cami, medrese, mezarlık, kahve, han, hamam arasında şayanı hayret bir bağlantı vardı. Hepsi yaşanan hayatın içinde yan yana bulunurlardı.
İstanbul Kapalı çarşısı başlı başına bir âlemdir ki terliğinden kürküne, bileziğinden küpesine, perdesinden kanepesine, çantasından halısına, eski kılıcından gramofonuna kadar her şey burada satılır alınır.
Vitrinlerde allı pullu mankenler, çocuklar için patikler, serin serin sokaklar.