| Yazar | : | Yelda Karataş |
| İsbn | : | 975545232x |
| Yayın Tarihi | : | Eylül, 2007 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 116 |
| Ölçü | : | 13 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Telos Yayıncılık |
Yağmalanmış bir tarihin içinden geçiyoruz ne zamandır. Evet, burası dişi orospu İstanbul... Yürüdükçe sefalet daha da koyulaşıyor.
İşte Anadolu'nun Başkenti'ndeyiz. Ayaklarımız çamura daha da gömülüyor. Ne geri dönebiliyoruz ne de ileriye gidebiliyoruz.
İşte tam burası İstanbul'un altın dişi Beyoğlu...
Sarı bir kaderin hükmündeyiz Burada yalana aşk sızar, aşka yalan. Burada herkes bir başkasıdır.
Ancak bu büyük tükenişin ortasında aşk umutsuzca da olsa direnir.
İşte Adıyamanlı Süleyman Taksim'deki Atatürk heykelinin önünde seccadesini sermiş Allah'ına dua edip yakarır; aşkımı bana geri ver, diye. İmkânsız aşkını İstanbul'dan geri ister. Öylesine sıra dışıdır ki bu aşk: Süleyman'ın kalbinde travesti Melisa vardır!
Gizlenmiş Ermeni dedesinin o son çığlığıyla yola çıkar Deniz. O da diğerleri gibi İstanbul'da, çamurun dibinde kendi ışığını arayacaktır. Ama o çığlık peşini hiç bırakmayacaktır. Mayruuuuk!..
Güneş kırık çarpar insanların üzerine.
Deniz, İstanbul'da ışığını ararken, kötülüğün kanına bulaşır elleri.
Aslında hiçbir şey için son değildir. Belki de İstanbul battığı çamurun dibinden şöyle fısıldamaktadır bize…