| Yayın Tarihi | : | 2010 |
| Dil | : | Türkçe |
| Ölçü | : | 27,5 x 25 cm |
| Yayınevi | : | 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı |
Dünya, 21. yüzyılın eşiğinde küreselleşmenin heyecanını yaşarken, istanbul'da yeni bir sıfatla, "Arupa Kültür Başkenti" sıfatıyla yeni bir yıla girmenin heyecanını yaşadık. Geçen bir yıl zarfında, İstanbul'u dünyaya tanıtmaya, kültürlerarası diyaloga çaba gösterdik. Projelerimizi de bu hedef doğrultusunda hazırladık. Büyük bir titizlikle, istanbul'un görkemine yakışır şekilde, profesyonel ekiplerle çalışmalarımızı sürdürdük.
İstanbul'un en önemli özelliklerinden biri olan "farklılıkların bir arada yaşama kültürü"ne uygun projelerle kentin enerjisini, ilham kaynaklarını -şiirden dansa, sinemadan müziğe, sanatın farklı dalında istanbul'a özgü ses ve görüntü ve söyleşilerle- gözler önüne serme gayreti içinde olduk.
Çünkü bizler İstanbul'un sadece Türkiye'nin bir şehri değil, dünya medeniyetinin en önemli merkezlerinden biri olduğuna inanıyorduk.
Bu inançla yola koyulan bizler; kültürlerin, medeniyetlerin kaynaştığı, İstanbul'a "kültürel-tarihi miras" gözüyle bakarak gelecek nesillere devretmek üzere sahip çıktık.
Bu kentte yaşayan bizler; "Avrupa Kültür Başkenti" ünvanına sahip olan "insanlığın ortak mirası" İstanbul'un şimdi ve yakın gelecekte Avrupa için de önemli bir açılım fırsatı olacağına inanıyoruz.
Ünlü gezgin Gerard de Neval'in vurguladığı gibi "istanbul, Avrupa ile Asya'yı birleştiren kutsal mühürdür. Şimdi bu mührü her yere vurmanın zamanı... Şimdi İstanbul'u yeniden keşfetme zamanı... Şimdi İstanbul'u izlemenin zamanı... Sözün özü, şimdi İstanbul zamanı...