| Yazar | : | Ahmed Şahin, Mehmet Kemiksiz |
| Yayın Tarihi | : | 2010 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 78 |
| Ölçü | : | 24 x 34 cm |
| Yayınevi | : | İstabul 2010 |
Bundan yüz yıl evvel nasıl bir Ramazan yaşanırdı İstanbul'da?
Mahyası, iftarı, sahuru, temcidi, teravihi... Çocukların eğlencesi Direklerarası'ndan, Karagöz perde oyunlarına...
Minarelerden, gür sesli hafızların karanlığı yırtarcasına yükselen salaları, temcidleri, naatleri ve gelişinde "merhaba" gidişinde "elveda" nidaları ile okunan ramazaniyeler. Ramazan davulcularının davul seslerine karışan, makamla söyledikleri manileri. Bir yıldız kümesinin gökyüzünde oluşturduğu ışık demeti içinde Eyüpsultan'da, Sultanahmed'de, Süleymaniye'de parlayan "Merhaba Ya Şehr-i Ramazan" mahyaları...
Kandillerini, mumlarını yakarak kutlu sahur sofrasına oturtmak için, bir bir başucuna vararak ev halkını uyandıran en yaşlı nineden gelinlik kızlarına İstanbul'un...
Çocuklarını bütün gün sıkı sıkı tembihleyen, kendileri de saygıdan ötürü görünürde yiyip içmeyen, iftar vakti yaklaştığında Müslüman komşularının iftar sofralarına hediye şerbetler, börekler, yemekler ve tatlılar gönderen, terbiyesini, medeniyeti en üst düzeyde oluşturmuş Osmanlı'dan alan Rum, Ermeni, Yahudi ve Hıristiyan komşular...
Ve nihayet iftar sofrasının şükrünün diğer sofralardan çok farklı olduğu bilinci ile teravihe koşan dededen çocuğa bir medeniyet...
Elbette böyle üstün bir medeniyete, kuru bir ibadet anlayışı uygun düşmez. İftar sofrasında maddi gıdalarla giderilen açlığın karşısında, yine en üstün duygularla bezenmesi gereken ruh da, aşkla yapılan ibadet neşvesi ile doyurulmalıdır.
Elinizdeki bu çalışma, "İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti" projeleri kapsamında, 2010 yılı Ramazanı'nda 29 İstanbul Camiinde gerçekleştirilecek olan, "Enderun Usulü Teravih" ve "Cumhur Müezzinlisi" uygulamasını içermektedir.