İstanbul 1940'lardan Bugüne Efsaneler, Anılar, İzlenimler
| Yazar | : | Emre Kongar |
| İsbn | : | 9789751419156 |
| Yayın Tarihi | : | Eylül, 2019 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 218 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Remzi Kitabevi |
Gerçek “Eski İstanbul”da:
Hem “Tarihsel Yarımada” anlamındaki “Eski Istanbul'da... Hem de politikacılar tarafından perişan edilmeden yani “Menderes’in eli değmeden önce” anlamındaki “Eski İstanbul”da.
Bu kente, onun perişan edilmeden önceki haline âşık oldum ben. Ama politikacılar gibi “yağmalamak”, “onu tüketerek servetime servet katmak” üzerine kurulu bir aşk değildi benimki.
Benim aşkım:
Ne kadar perişan edilmiş olursa olsun, onun kollarında aynı anda hem eskiyi anımsamak, hem de bugünü yaşamak...
Onu seyretmek... Onu, kılcal damarlarında, incecik, dar, parke taşlı, inişli yokuşlu sokaklarında dolaşarak hissetmek...
Onun, her dilden aşk nağmeleri fısıldayan, dalga, yaprak ve rüzgâr seslerini dinlemek... Çigan melodileri ile Viyana valsleri-nin, Mozart’ın nağmelerinin Dede Efendi ve Itri bestelerine karıştığı müziğiyle bütünleşmek...
Mısır Çarşısı’nın baharatları ile, Vahdettin’in Köşkü’ndeki ıhlamurların ve çam ağaçlarının birbirine karışan, insanı sarhoş eden kokularıyla kendimden geçmek...
Yahya Kemal Beyatlı gibi ona bir tepeden bakmak...
“Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer. ”