| Yazar | : | Prof. Dr. Nihat Keklik |
| Yayın Tarihi | : | 1970 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 183 |
| Ölçü | : | 16,5 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | İ.Ü. Edebiyat Fakültesi |
İslamiyet, batıl inançlara karşı akıl ve düşünceyi savunduğu halde (bk. br. s. 7-8 ve 11 vd.), onu bu gayesinden adeta uzaklaştırmağa çalışan bazı dogmatik çevreler, mantık ve felsefenin haram (yasak ve günah) sayıldığını iddia etmişlerdir. Gerçi Müslümanlar bu ilimleri, Grek felsefesinin varisi olan Süryanilerden öğrenmişti. Ve hatta (tafsilatı ilerde verilecek olan) muazzam bir tercüme faaliyetine önayak olanlar, bizzat İslam halifeleriydi fakat buna rağmen, dogmatik zümreler, küfür adını verdikleri akli ilimlerin İslamiyete sokulmasına şiddetle karşı koymaktaydı. İzahı mümkün olmayan bu garip davranış, ne yazık ki İslamın her arasında görüldüğü gibi, günümüzde de mevcuttur.
Söze, böyle bir açıdan başlamamız sebepsiz değildir. Çünkü bu iddialara delil teşkil etmek üzere, biraz aşağıda vereceğimiz misaller hem "tarihi" hem de az çok "ibret verici" bir mahiyet taşımaktadır.
Gerçek şu ki: mantık ve felsefe ile uğraşanlara, adı geçen zümreler eskiden "kâfir" damgasını vuruyordu. Bu şiddetli ithamlar Ebu Hamid-el-Gazzali (m. 1038-1111)'nin zamanına kadar böylece devam etmişti. Ancak Gazzali, çeşitli eserlerinde "mantığın haram olmadığını" ilan edince, mantıkçılar biraz olsun rahat nefes alabilmişti. Çünkü Gazzali, bugüne kadar İslam dünyasının en çok itibar gören ve itimada şayan bir âlimiydi. Nitekim ona İslamın hücceti deniliyordu.
Gazzali'nin bu konudaki tesiri, daha ziyade avam üzerinde görülüyordu. Fakat Gazzali'den sonraki bazı meşhur ulema, mantık ve felsefeyi reddetmekten hiçbir zaman geri kalmadılar. Mesela:
İbn Teymiye (m. 1263-1328) adındaki meşhur bilgin, el-Redd al'el-Mantıkıyyın (yani: Mantıkçılara Reddiye) adında bir kitap yazmıştı. Başka bir eserinde de "kıyas"ın bizi hakikate götürmediğini ispat etmek istiyordu…