| Yazar | : | Mihri Belli |
| Yayın Tarihi | : | Eylül, 1989 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 356 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19 cm |
| Yayınevi | : | Milliyet Yayınları |
Bu kitap bir yaşam öyküsü değil. Tarih de değil. Daha çok portre eskizlerinden oluşuyor kitap. İnsanları anlatarak toplumu, o toplumda beni tuttuğum yola yönelten etkenleri anlatmaya çalıştım. Kitaba belge alınmadı. Bunun arşivlerden yararlanarak çalışan tarihçilerin işi olduğu düşünüldü. Uzun politik tahlillerden de özellikle kaçınıldı. İnsan faktörünün ön plana alınması bunu gerektiriyordu.
TKP çatısı altında çalışmalarımı burada ilk kez açıklıyorum. Bunda artık bir sakınca yok. Anlatılan olayların üzerinden kırk yıl, elli yıl geçti. Anlatılan şahısların çoğu öldü. Eski alışkanlık olsa gerek, gene de ayrıntılara giremedim.
Türkiye'de şimdiye kadar Marksist solun geçmişi üzerine yazanlar genellikle solun düşmanları idi. Bu konu üzerine eğilen dostlar da çok kez onların yazdıklarına dayandılar. Onların yalancısı oldular. Olaylar içinde yaşamış olan bir TKP sorumlusu ilk kez böyle bir kitap yazıyor. Burada TKP derken Mustafa Suphilerin, Şefik Hüsnülerin örgütünü kastettiğimi ayrıca belirtmeye gerek yok.
Genellikle emekli elçiler, kızağa çekilmiş, politikacılar anı yazar; ununu eleyip eleğini asmış olanlar... Ayrılmadan önce şu kubbenin altında bizden de bir seda kalsın derler. Oysa bizim eleyecek unumuz yok henüz, eleğimiz de yok. Hedef ile aramızdaki mesafe elli yıl önce ne kadar idiyse bugün de o kadar. Yani işin başındayız. Üzücü bir durum kuşkusuz. Ama elli yıl tarihte bir anlık gecikme. Tarihin ömrü uzun, insanlarınki kısa olsa bile...
Bizim anı anlatmakta amacımız bambaşka. Türkiye emekçisinin ileri, ferah bir Türkiye'de başı dik, insanca bir yaşama kavuşması uğruna mücadeleye kayılmadıkça yaşamının bir anlamı olamayacağına inanan genç kuşaklardan insanlar var bugün ülkemizde. Onların, geçmişte, aynı esin ve duygularla, aynı hedefe yönelik olarak gücü yettiğince bireyler yapmaya uğraşmış olanları tanıması gerek. Kuşaklar arası gönül bağını kurmamız gerek. Geçmişimizi bileceğiz ki, onda sağlam ne varsa sahiplenebilelim, tarihimizden gerekli dersleri çıkararak eski hataları tekrarlamadan geleceğe doğru güvenli adımlarla yürüyebilelim.