| Yazar | : | Evin İlyasoğlu |
| Yayın Tarihi | : | Kasım, 1994 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 134 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Sevda Cenap And Müzik Vakfı Yayınları |
| Bahsi Geçen | : | İlhan Usmanbaş |
İlhan Usmanbaş çağdaş Türk kültürüne çok yönlü hizmeti geçmiş bir sanat adamımızdır. Uluslararası pek çok ödülü n sahibidir. Yapıtlarını yönetmek, ya da seslendirilmesini duymak için dünyanın çeşitli sanat merkezlerinden çağrılar alır. Yirminci yüzyılın öncü besteci ve yorumcuları ile iletişim içinde olduğundan çağdaş sanatın nabzını yakından izleyen ve irdeleyen bir sanatçımızdır.
Usmanbaş, ülkemizde Cumhuriyet'in ilk coşkusunu yaşayan kuşağın üyesidir. Belki içinde yetiştiği dönemden belki yetiştiği okuldan (Galatasaray) kaynaklanan bir iç disipline sahiptir. Müzik tarihinde pek çok besteci on beş yıl yazıp on yıl hiç bir şey üretmemiş, ya da belli bir yaştan sonra besteciliği bırakmış, ilk yıllarının yoğunluğu ile yetinmiştir. Usmanbaş'ın iç disiplini ile eşit zaman aralıklarına bölünmüş üretkenliği dünya müzik tarihinde de ender rastlanan bir olaydır. Müziğe her zaman bir bilim adamı titizliği ile eğilmiş, sesin doğal yapısını, çalgıların tını özelliklerini araştırmıştır. Yirminci yüzyılda yaşamını sürdüren herhangi bir ülkenin sanatçısı gibi Usmanbaş da tüm yeni akımları denemiştir. Yapıtlarında 12-ton'dan rastlamsala, salkım-blok seslerden minimal yönteme kadar geniş alanlar bulmaktadır. Bestelerinin mutlaka müzikal, melodik çizgiler içinde, ilk dinleyişte anlaşılır olması gerekmez. Önemli olan, ses yoğunluğunun kendi içinde tutarlı bir derinlik kazanması ve sunduğu fikrin gelişim geçirmesidir. Usmanbaş için yirminci yüzyıl müziği, tarihteki herhangi bir çağ kadar deneysel özelliktedir: "Her çağ belli bir gramer ve anlatım dağarcığı oluşturmuş ve besteciler bunu kendi dilleri haline getirmiştir. Ne var ki bugün bu gramer daha çeşitlidir düne göre. Ayrıntılardaki özellikler de bestecinin kişisel dilidir." Usmanbaş'a göre insanlar yaşadıkça hep yeni bireyler denenecektir… "