| Yazar | : | Babanzade Şükrü (Baban) |
| Yayın Tarihi | : | 1934 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 430 |
| Ölçü | : | 16 x 23 cm |
| Yayınevi | : | Selamet Matbaası |
| Bahsi Geçen | : | H. Şükrü Baban |
Bütün bir parça ve kendi kendine tam bir mana ifade eden lise tahsilini bitirmiş bulunuyorsunuz. Şimdiden sonra umumi malumat değil, daha ziyade bir ihtisas şubesi bilgilerini kendinizde toplamak isteyeceksiniz. Bu, sizin için bir meslek, yaşadığınız müddetçe ardında koşacağınız bir gaye ve hedef olacaktır. Birçok arkadaşlarınız mühendislik, doktorluk, mimarlık, ziraatçılık gibi sahaları benimsemişlerdi. Sizlerde hukuk fakültesini tercih etmekle içtimai ve siyasi ilimlerle uğraşmak iddiasında bulunuyorsunuz.
Bununla ilerisi için görüş sahanız genişleyecek ve eskisinden çok farklı olacaktır. Lise tahsilinde üzerinde ısrar edilen bilgiler çok katı hükümler, değişmez zannedilen yahut ta çok müşkülatla az değişen kanaatler gibi size manzur oluyordu.
Riyaziye, fizik, tabii ilimler sizlere hep üzerinde münakaşa edilmez hakikatler, beşeriyetin elde ettiği son neticeler gibi gösteriliyordu, yani o bilgi seviyenize nazaran bu ilimleri örten esrar perdesi ancak kısmen kaldırılmış bulunuyordu. Yüksek tahsilinize o mevzular içinde devam etmek vaziyetinde olsaydınız sizlere belki eski katiyetle söz söylemezlerdi.
Aynı fikir için birçok sistemler, nazariyeler, yekdiğerime bazan zıt mebdelerden hareket etmek imkân ve zarureti hâsıl olacaktı.
Faraza: en müspet ilimlerden sayılan riyaziye, hendese' gibi kısımlar için kabul ettirilmiş mutalardan başka şekilde hareket ve binnetice farklı varış noktaları bulmak mümkün olacaktır. İnsanların eskiden beri malumu olan " Felekiyat Astronomie" nin bu gün âlemi izah tarzı eskiye nazaran ne kadar değişmiştir.
Eskiden ilim olabileceği akla bile gelmeyen ve hatta edip ve şairlerin hiç bir kanuna tabi olmayıp hava ve hevese uymanın timsali gibi gösterdikleri rasadat, birçok müşahede ve tetkikten sonra adeta müspet ilimler arasına girecek vaziyete gelmiştir. Rüzgârları, tayfunları ilah. az bir müddet evvel keşfetmek ve herkesi haberdar eylemek imkânı bile hâsıl olmuştur.