| Yazar | : | Ahmet Rasim |
| Yayın Tarihi | : | Ağustos, 1988 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 96 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Arba Yayınları |
HOVARDALIĞIN ZORLUKLARI
Yatsı ezanı okundu. O da penceresinin önüne kurulmuş bakıyordu.
Bekliyor! ...
İbrahim Paşa Hamamını geçin. Biraz daha ilerleyin. Sağ tarafınızda sokak başındaki yıkıntıya bakan, köhne bir ev görürsünüz. İsterseniz çat kapı, içeriye giriniz. Çünkü buraya girmek mümkündür. Ufak bir ihbar, zamanına göre yeterlidir. İçeriye girişiniz, evin dokunulmazlığının büyüsünü bozmaz. Belki daha çok kuvvetlendirir.
Görüyorsunuz ya. Biraz harap olmakla birlikte oldukça geniş. Toprak avlusu boş. Alt odaları karanlık. Süsten, eşyadan yoksun. Orta kapıdan sonra malta döşeli bir avlu daha var. Merdivenleri her adımda gıcırdıyor, korkulukları oynuyor. Sofada dikkate değer bir şey yok. Yalnız bir Amerikan saati tik tak edip duruyor. Hatta saat başı imiş. İşittiniz ya. İkiyi vurdu. Boşuna zahmet edip de yukarıya çıkmayın. Yukarı kat da bunun aynıdır.
Ne kadar sakin bir ev değil mi? çıt yük. Nedenini siz bilmezsiniz, fakat ben bilirim. O halde beni dinleyin: Sözde gürültü buranın 'dinlenme düşmanı' imiş gibi sakinleri çoğunlukla konuşmazlar, hatta alışkanlıkla her zaman yavaş yavaş yürürler. Sofaya açılan şu üç odanın hiçbiri diğerine benzemez. Fakat hepsi de temizdir, düzenlidir.
Işık bu evden dışarı pek çok yayılmaz. Yalnız bazı geceler dahili bir ışığın birbirini izleyerek odalardan bir kaçına girip çıktığı pencerelerinin aydınlanıp kararmasından anlaşılır.
Biraz daha durumu inceleyelim mi? Yoksa olayların akışını mı bekleyelim? Sizce bu daha uygun değil mi? Hayır, hayır olmaz. Ne var ne yok bir kere gözden geçirelim:
Burada her oda başka bir hizmete tahsis edilmiş.
Gelin, önce bekleme odasına girelim: Oldukça geniş, duvarı kâğıt kaplı. Onun için ötesinden berisinden üzülmüş, büzülmüş, sağda bir konsol. Üzerinde dikdörtgen, ceviz çerçeveli bir ayna. Önünde birkaç bardak. Tepesinde bir dal şap. Yan tarafında mavi tül örtülü bir çiçeklik, ortada iri, yüksek bir bakır mangal. Kadifesinin havı dökülmüş yan yana iki koltuk...