| Yazar | : | Yıldızhan Yayla |
| İsbn | : | 9753680112 |
| Yayın Tarihi | : | 1990 |
| Dil | : | Türkçe |
| Ölçü | : | 16 x 24 cm |
| Yayınevi | : | Filiz Kitabevi |
"İdare" ve "Hukuk" kelimelerinden oluşan İdare Hukuku teriminde, temel unsur "Hukuk", niteleyici unsur ise "İdare'dir. Bu bakımdan, önce "Hukuk" kavramının ve konumuzu ilgilendiren bazı genel esaslarının hatırlatılmasına ihtiyaç vardır.
HUKUK: en basit tanımıyla, kişiler arasındaki ilişkileri düzenleyen ve teşkilatlanmış toplumun kabul ettiği müeyyideler ve desteklenmiş kurallar bütünüdür. Kişiler arasındaki ilişkiler, her şeyden önce toplum içinde yaşayışı gerektirir, bu yaşayışın ürünü ya da sebebidir. Toplum halinde yaşamdan doğan veya bu tür bir yaşamı gerektiren ilişkilerin düzenlenmesi ihtiyacını duyan topluluk mutlaka "Devlet" şeklinde teşkilatlanmış olmaz. Kilise Hukukunda, bazı yerel veya uluslararası topluluklarda görüldüğü gibi, Devlet dışında da Hukuk karşımıza çıkabilir.
Ancak, çağdaş hukukta, öncelikle maddi müeyyideler etkili ve gerekli olduğundan, Devlet tarafından düzenlenen kurallar uygulama alanı bulmaktadır. Milletlerarası Hukuk bu yüzden bazı tereddütlerle karşılaşmaktadır. Bununla birlikte, milletlerüstü kuruluşların -Avrupa Topluluğu gibi- ortaya çıkması ve topluluğa üye "Devlet'leri de etkileyebilen kurallar koyması karşısında, artık tereddüte yer bulunmadığını ileri sürmek de mümkündür.
HUKUK KURALLARININ KAYNAĞI
Hukukun, esas itibariyle Devlet tarafından düzenlenip dile getirilen kurallardan oluşması acaba "Devlet"ten kaynaklandığını; başka bir deyişle, Hukuk kurallarının Devlet tarafından yaratıldığını söylemeye yeterli midir? Bu açıdan bakılırsa, Hukuk bir öznenin eseri olarak görüldüğünden ve çağımızda Hukuk kurallarını hiç değilse şeklen koyan "Devlet" olduğundan, Devletin Hukuku yarattığı; Hukuk kurallarının "Devlet"ten kaynaklandığı kolayca kabul edilebilir…