| Yazar | : | Prof. Fındıkoğlu Z. Fahri |
| Yayın Tarihi | : | 1950 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 480 |
| Ölçü | : | 16,5 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | İ.Ü. Hukuk Fakültesi |
| Bahsi Geçen | : | Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu |
Methode kelimesinin aslı - Eflatun'da ve Aristo'daki kullanılış - Metodun manaları - Port-Royal'e göre Descartes'a göre - Teknik bir cihaz olarak metod - Metodoloji kelimesi hakkında - Mantık ve Metodoloji tefriki - Metod'un asıl mevzuu: Reel üzerinde çalışan zihin - Zihnin kendini düşünmesi - Reel'e, olup bitene zihnin arka çevirme hadisesi ve Ortaçağ.
Derslerimiz için program rolünü oynayacak bir tarihçe yapmayı lüzumlu görüyoruz. Böyle bir tarihçe, bizi meşgul olacağımız ilim hakkında aydınlatacaktır.
İlkin ilmin tanımından başlayalım: M e t o d o l o j i. Bu kelimenin ilk anlamı "methode usulü' "Methode unsuru' aslında Yunanca olup lügat bakımından "takip, peşinden gitme', istilah bakımından "bir gayeyi elde etme gayreti, cehdi' manasına geliyor. Eflatun'da "Doktrin' manasına da kullanılmış olan kelime Aristo'da "araştırma' manasına da ifade eylemek suretiyle, hemen daima "araştırma usulü', manasına kullanılmıştır. Türkçeye tercüme edilen "Politik' isimli kitabının daha ilk sahifelerinden şu satırları nakledeceğim: "Bize kılavuzluk eden usule göre düşünen bir kimsenin açıkça göreceği gibi, hükümetler mahiyeti bakımından birbirlerinden ayrılırlar. İlmin diğer kollarında olduğu gibi siyaset ilminde de mürekkebin daima basit unsurlarına yani bütünün en küçük parçalarına ayrılması gerektir'. Görülüyor ki Aristo, bu Yunanca kelimeyi, modern metodolojinin de hala hayranlıkla temaşa ettiği ve bir bakıma ulaşmak istediği müşahedeci ve tahlilci bir zihniyet ile kullanıp manalandırmıştır.