| Yazar | : | Asuman Suner |
| İsbn | : | 9786053161455 |
| Yayın Tarihi | : | Aralık, 2018 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 257 |
| Ölçü | : | 13 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Metis Yayınları |
BU KİTAP basit bir önkabulden yola çıktı: Bir şehri görebilmek için başka bir şehre ihtiyaç var. İnsan bir şehre yaşamak üzere gittiyse, o şehrin gündelik hayat pratiğini öğrenmek zorundadır. Turistin yüzeysel bakışından farklı olarak, şehre dikkatle, merakla, ısrarla bakmak demektir bu. Ve insan yabancı bir şehre dikkatle bakarken, karşısında bir diğer şehrin silueti belirir daima. Kişinin kendi şehridir bu, “kendinin” kabul ettiği şehir. Bazen içinde doğduğu, büyüdüğü, bazen bir süre yaşadığı, güçlü duygular beslediği, bazen bir hayal, bir imge olarak zihninde yer etmiş, bir çeşit aidiyet hissiyle bağlı olduğu şehir. Yabancı şehrin görüntüsünün ardında, o diğer şehir belirir. İnsan “kendi” şehrini sanki ilk kez şimdi gerçekten anlamaya başlıyormuş hissine kapılır. Aşina ve yakın olan, mesafe alındığında ve farklı olanın merceğinden bakınca yeni bir anlam kazanır.
Evet, kitap bir yolcuğun ve iki kentin hikâyesi: Hong Kong ve İstanbul. Daha doğrusu, esas olarak Hong Kong, onun merceğinden göründüğü kadarıyla İstanbul.
Asya’nın iki ucunda iki şehir, iki liman, iki geçit alanı. Aralarında önemli benzerlikler ve farklılıklar var. İlk bakışta, birbirine hiç de denk olmayan iki varlık gibiler. Hong Kong küçük, İstanbul devasa. Toplam alanı 1100 kilometrekare olan, 7.5 milyon insanın yaşadığı bir ada kent ve 5461 kilometrekareden fazla alana yayılan 14.6 milyoluk bir megakent...