| Yazar | : | Nejat Gülen |
| Yayın Tarihi | : | 1984 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 176 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19 cm |
| Yayınevi | : | Engül Yayın |
Arka odaya girdiğimde yerde yol yol ışık çizgileri vardı. Sıcaktı. Tahta kokuyordu. Duvarda resimler asılı belli. Sağ, sol eşya dolu. Oda loş. Yer çizgi çizgi.
Elektrik düğmesini aradım. Kapının yanına elimi uzattım; yukarıdan aşağı sıvazladım, yok. Bu odanın elektriği yok muydu? Cam tam karşımda; pencere açık, pancurlar kapalı. Gece mi, gündüz mü? Öyle sersemim ki. Her yer uğulduyor. Lodos başladı. Lodosta çamlar böyle uğuldar. Adanın arkasında eser rüzgâr, bu yanda yaprak kımıldamaz, lodos başladı. Nabzım mı atıyor tak tak diye... Cam tam karşımda, yerde çizgiler, ışık çizgileri; sokak lambasının ışığı cama vurmuş, kesmişler ağaçları. Annem ne kızardı ağaçları budayanlara. Budanıyor, katlediyorlar; "bunlar ağaç düşmanı."
Camı açsam, dışarısı aydınlık mı? Menekşe gülünü görürüm camı açsam. Bu camın dibindeydi menekşe gülü. Annemin mezarına ekecektim o menekşe gülünden bir dal koparıp.
Hızla koştum. Pancurları iki yana çarptım, sola sağa baktım, menekşe gülü yok. Ama gül kokuyor, cırcır böcekleri ötüyor. Gül kokusu karşı bahçeden, Ümit hanımın bahçesinden. Menekşe gülüm yok.
Beyaz beyaz, gürül gürül, büklüm büklüm açardı menekşe gülü. Hayır, beyaz değil maviydi. Menekşe gülünü annemin mezarına dikecektim.
Sofada o büyük köşe minderi duruyor gene. Tavanda karpuz lambalı avize asılı. Balkona çıktım, pabuçlarımı çıkardım, çoraplarımı çıkardım. Balkon çinko kaplı. Yalınayak bastım çinkolara. Karşımda Papaz Dağı, Papaz Mektebinde ölü birkaç ışık. Arkada Maltepe, Yakacık. Ne çok ışık, ne çok ışık; aydınlanmış bayağı.
Annem dirseklerini balkonun parmaklığına dayar, çenesi avuçlarında karşı sahile bakardı geceleri. Mehtapsız gecelerde, deniz simsiyah, Papaz Dağı simsiyah, karşı yakada tek tük ışıklar, bazen bir otomobilin farı parlar, deniz düzdür. Annem bakardı karanlıklara. Yanına gelirdim.
- Nereye bakıyorsun anne? Yanıt alamayınca yine sorardım...