| Yazar | : | Jacques Perot, Frederic Hitzel, Robert Anhegger |
| İsbn | : | 975-333-100-2 |
| Yayın Tarihi | : | Şubat, 2001 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 83 |
| Ölçü | : | 21 x 26,5 cm |
| Yayınevi | : | Tarih Vakfı Yurt |
Antoine- Ignace Melling sanat tarihi ders kitaplarında adına rastlanmayan sanatçılardan biridir; gerek yaşarken gerekse öldükten sonra dolambaçlı yollardan üne ulaşmıştır. Bu özel durum kuşkusuz hem hayatı, hem de sanatının ayırt edici nitelikleriyle açıklanabilir.
Lorraine'li bir aileden gelen Melling, 1763'te, ailesinin bağlı olduğu dukalıkta değil de, Almanya'da Karlsruhe'de, babasının heykeltıraşlık yaptığı yabancı bir sarayda, Baden'de dünyaya geldi. Boucher'nin ve Van Loo'nun öğrencisi olan amcası Joseph de aslında meslek yaşamını Fransa'da geçirmiş, ama başlangıçta Almanya'da resim sanatıyla uğraşmayı yeğlemişti. Meslek yaşamlarını yurt dışında sürdürmeyi seçen baba, amca ve yeğen uzun süre sanat tarihçilerinin gözünden kaçacak, daha sonra bazı araştırmacılar bu yetenekli hemşerilerini kendi memleketlerinde unutulmaktan kurtaracaklardı.
Paris'te olduğu gibi Almanya'da da yayımlanan ölüm haberleri dışında, meraklıların Antoine-Ignace Melling'in hayatını araştırmak için 20. yüzyılı beklemeleri anlamlıdır. Melling'in ailesi çok farklı kökenlerden geliyordu: Trevisio asıllı bir ninenin ninesi, Maria-Magdalena Melazzo adında İtalyan asıllı bir ana, Ignaz Lengelacher adında Bavyeralı heykeltıraş bir isim babası ve on sekiz yıl yaşadığı İstanbul'da tanıştığı Cenovalı bir eş, Françoise-Louise Colombo. Görüldüğü gibi bütün koşullar Antoine-Ignace Melling'i Avrupalı bir sanatçı olmaya yöneltmişti. Almanca, Fransızca, İtalyanca, biraz da Türkçe konuşan bir sanatçı olarak Almanya, Avusturya, İtalya, Türkiye, Hollanda ve İngiltere'de yolculuklar yapması ve sonunda Fransa'ya yerleşerek, 21 Haziran 1831 'de ölünceye kadar otuz yıl Paris'te yaşaması, onun bu özelliğini daha da öne çıkarıyor. Avrupalı bir seyyah olan Melling, yine de kaygısız ve bohem bir sanatçı değildir... Bir mesleği vardır; tıpkı babası ve amcası gibi, güçlü ve kendisini finanse edecek kişilerin himayesine ihtiyaç duymaktadır. Bu alanda elverişli koşullarla karşılaşacak ve çok erken bir dönemde Sultan III. Selim'in kız kardeşi Hatice Sultan onu koruması altına alarak 1784'ten 1802'ye kadar İstanbul'da alıkoyacaktır. Kuşkusuz başlangıçta Melling İstanbul'da bu kadar uzun süre kalmayı aklından bile geçirmiyordu...