| Yazar | : | Günay Günaydın |
| İsbn | : | 9944987034 |
| Yayın Tarihi | : | 2006 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 240 |
| Ölçü | : | 14 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Mevsimsiz Yayınları |
Öğrenim yaşamım boyunca tarih dersinden nefret ettim. Tarihten neden nefret ettiğimi bilmezdim, ama yine de nefret ederdim. Sonraları anlamaya başladım ki nefretimin nedeni, sadece askeri ve siyasi tarih öğretilmesiydi. Kültür ve uygarlık tarihine, eğitim ve öğretim sistemimizde hemen hemen hiç yer verilmiyordu.
1990'lı yıllarda meslek alanımla yakından ilişkili olan Osmanlı tarihine özel ilgi duymaya başladım. Savaşlar, antlaşmalar, ordu, padişahlar ve benzeri konuların dışında, Osmanlı'nın kültür yaşamına eğildim. Nasıl giyinir kuşanırlardı? Ramazan'da neler yaparlar, nasıl eğlenirlerdi? Ne okurlardı? Çocuklar şimdi olduğu gibi sokağa çıkar mıydı ve hangi oyunları oynarlardı? Evlilik ve karı koca ilişkileri nasıldı? Kadılar haklıyı haksızı nasıl bulurdu? Ya okullar nasıldı? Bunlar gibi çoğaltılabilecek yanıt bekleyen birçok soru öğrenim yaşamım boyunca duyumsadığım bu eksikleri kendi kendime tamamlamaya çabaladım. Okudukça gördüm ki, tarih kitaplarının kimi taraflı, kiminde çelişkiler ve ciddi yanlışlar var. Bu çelişki ve yanlışları ayrımsamak bile zevk veriyordu bana. Demek doğru yoldaydım. Anlayarak, eleştirel gözle bakarak, hakkıyla öğreniyordum.
Konu, gelip Harem'e dayandığında işin çok daha zor olduğunu gördüm. Bu büyülü dünya, beni de etkisi altına alıp sarmalayıverdi hemen. Piyasada bulunan ve haremi konu alan yerli ve yabancı kitapları edindim. Bu kitapların çoğunda ciddi düşünce ayrılıkları vardı. Kimi kasıtlı olarak haremi acımasızca karalıyor, kimi de kulaktan dolma bilgilerle adeta masal anlatıyordu. Bildiğim şuydu ki, hareme giren birine ilk öğretilen kural, ser verip sır vermemek kuralıydı. Saray bir sır kutusuydu ve buna ek olarak, İslam'ın kadına olan bakışını da göz ardı etmemek gerekiyordu. Bu konuda yazılı bilgi ve belgenin yok denecek kadar az olmasının nedenleri de tam olarak bunlardı. O zaman yazılmış kitaplara ne kadar güvenilebilirdi?
Bu kitabın tohumları, 1990'lı yıllardaki çalışmalarım sırasında atıldı. Aradan geçen zaman içerisinde harem konusu daha sık ve geniş ele alındı, yayımlanan kitapların sayısı arttı. Ancak kimse haremin sonuna eğilmedi, merak etmedi.