| Yazar | : | Uğur Dündar, Haluk şahin |
| İsbn | : | 9753250444 |
| Yayın Tarihi | : | Kasım, 1995 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 223 |
| Ölçü | : | 14,5 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Ad Yayıncılık |
| Bahsi Geçen | : | Halil Bezmen |
Bir haber uğruna bizleri dünyanın dört bir yanına savuran, gazete manşetlerine çıkaran, karakollara ve mahkeme koridorlarına düşüren, aylar süren tartışmalara konu eden bu öyküye de o klasik cümleyle girebiliriz:
"Her şey bir telefonla başladı."
Telefon, ARENA'nın istihbarat masasının üzerinde duran ve hindi gibi glu glu sesler çıkararak çalan, dört bej rengi telefondan biriydi. Günlerden 12 Ekim 1994, Çarşamba'ydı. Vakitlerden sabahın on buçuğu...
Çarşamba sabahları, ARENA'nın TEM yolu üzerindeki görkemli Hürriyet binasının 10. katındaki ofisinde oldukça sakin başlar. O gün elemanların bir kısmı Taksim'deki stüdyoda montaj da olduğundan çevre kalabalık değildir. Perşembe gecesi programın yayınlanmasından hemen sonra koro halinde feryat etmeye başlayan telefonlar da adeta yorgun düşmüş, yarın akşamki yayın sonrasına hazırlanmaktadır. Son programdan bu yana altı gün geçmiş olduğundan, gelen telefonların geçen hafta yayınlanan konularla ilgili olma olasılığı da azalmıştır.
Çalan telefonu istihbarat masasının genç elemanlarından Tülay
Düztaş açtı. "Buyrun efendim," dedi.
Bir kadın sesi:
"Arena mı?" diye sordu... "Evet, ARENA."
"Size bir şey bildireceğim. Halil Bezmen antika eşyalarını Bulgar bandıralı Stanko Stoikov adlı gemiyle ..."
"Bir dakika" dedi Tülay ve telefonu ARENA'nın deneyimli istihbarat şefi Ulvi Yanardağ'a uzattı. Halil Bezmen, Selim Edes ve Engin Civan gibi ARENA'nın devamlıları arasına girmiş kişilerle ilgili ihbarların 30 yıl haberle haşır neşir olmuş, kül yutmaz bir gazeteci olan Yanardağ'dan geçmesi kararlaştırılmıştı. "Ulvi ağabey, Bezmen'le ilgili bir şey diyor." .