| Yazar | : | Orhan Türker |
| İsbn | : | 975570180x |
| Yayın Tarihi | : | Ocak, 2003 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 125 |
| Ölçü | : | 17 x 24 cm |
| Yayınevi | : | Sel Yayıncılık |
Rumların Ta Prinkiponisa (Prens Adaları) adını verdiği İstanbul Adaları, batı dillerinde de aynı ismin Fransızca veya İngilizce versiyonları ile tanınırlar. Doğanın İstanbul'a bahşettiği sayısız güzelliklerden birisi olan ve de İstanbul'un Anadolu yakası sahillerine sadece birkaç deniz mili mesafede olan Adalar, günümüzün yeni İstanbullularının büyük çoğunluğu tarafından yeterince tanınmazlar. Bunda şüphesiz Türklerin deniz ve gemiden fazla hoşlanmayan, daha çok karada yaşamaya alışkın bir millet olmasının da etkisi vardır.
Heybeliada'nın eski yerleşik ailelerinden birisine damat olup, burada yılın her mevsimini yaşayarak geçirdiğim 12 yıldan sonra o pırıltılı aynanın arkasındaki bazı gerçekleri gördüm ve en önemlisi şunu anladım: Dışardan gelinip birkaç yıl içinde Adalı olunmaz. Adalı olmak için orada doğmak ve belki de nesiller boyunca orada yaşamak gerekir. Sanırım vardığım bu sonuç, İstanbul Adaları'nın bugün içinde bulunduğu kültürel ve sosyal çöküntünün sebebini büyük ölçüde açıklamaktadır. Adaların Bizans' tan bu yana var olan yerli Rum halkı son 30-40 yılın olumsuz politik ve ekonomik gelişmelerinin doğrultusunda hızla yok olmaya doğru giderken; buralara yeni yeni yerleşip, kök salmaya çalışan Türkler de kendine has çok zor yaşam koşulları nedeni ile Adalı olamamanın sancılarını yaşamaktadırlar.
İstanbul Adaları içinde en erken ve en çabuk Türkleşeni Halki olmuştur. XIX. yüzyıldan beri Ada'da var olan Deniz Kuvvetleri'ne ait okul ve tesislerin yanı sıra, Ada'da çok sayıda Türk'e iş imkânı açarak buraya yerleşmelerini sağlayan sanatoryumun bu süreçte önemli rolleri olmuştur.
Son 20 yıl içinde Rum Halki'yi ve Türk Heybeli'yi anlatan iki önemli kitap yayınlanmıştır. Dr. Akilas Millas'ın dev yapıtı Yunan dilinde yazılmış olduğu için bugüne kadar Türk okuyucusuna ulaşamamıştır. Nejat Gülen'in kitabında ise doğal olarak Bahriye Okulu, Sanatoryumu, İsmet Paşa'sı, Abbas Paşa'sı, Hüseyin Rahmi Gürpınar'ı, doktorları, öğretmenleri, eski Türk aileleri ile Türk Heybeli ön plandadır.