| Yazar | : | Bedrettin Dalan |
| Yayın Tarihi | : | 1986 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 28 |
| Ölçü | : | 21 x 19 cm |
"Bu kente hizmet verebilmek için, herşeyden önce ona gönül vermek gerekir..." Bugün 100.000 hektar alana yayılmış 6 milyon nüfusu barındıran bir metropolde yaşamaktayız. Bu metropolün çekirdeği ise tarihi İstanbul kentidir. 2500 seneyi aşan geçmişi boyunca bu kent, tarihin doğal akışı içinde birçok değişikliği yaşamış fakat her zaman zengin ve mamur bir dünya kenti niteliğini koruyarak dünyanın ekonomik, politik, ticari, sosyal ve kültürel gelişiminde etkin olabilmiştir. Tarihi süreçteki önemli yerinin yanı sıra İstanbul, doğu ve batı kültürlerinin birbirleriyle kaynaştığı, doğal güzelliklerin insan dehasının yarattığı şaheserlerle bütünleştiği benzersiz bir beldedir. Ancak, ne yazık ki uygarlık tarihinin dönüm noktası olan sanayi devrimini izleyen gelişmeler bugün İstanbul'da olumsuz değişmelere, sorunlara neden olmuş durumda. Bunların başında, şehrimizin doğal ve geleneksel dokusunun bozulması ve tarihi ve estetik değerlerinin yok olması gelmekte. Kaybolan bu değerlerin yerini insan ölçeğini aşan yeni kent mekânlarına bırakıyor olması, İstanbul'un sadece genel görünümünü çirkinleştirmekle kalmıyor; kişilerin çevreleriyle olan uyum ve yakınlığını da yok ediyor. Büyük kent insanı giderek mutsuzluğa, yalnızlığa itiliyor. Birde üstelik kentin alan, nüfus ve fonksiyonlarındaki büyüme plansız veya yanlış planlamalar doğrultusunda ve hızla gerçekleşiyor, dolayısıyla imar ve alt yapı faaliyet ve olanakları yetersiz kalıyorsa, günümüz kentlisi hijyenik şartlardan yoksun bir çevrede maddi ve manevi ölüme mahkûm ediliyor demektir. İşte göreve geldiğimiz anda karşılaştığımız İstanbul tablosu bu idi. Ancak bütün kaybettiklerine rağmen İstanbul hala daha çok güzel bir kent ve korunması gerekli evrensel bir doğa, tarih ve kültür hazinesi olmaya devam etmekte... Bedrettin Dalan