| Yazar | : | Haldun Taner |
| Yayın Tarihi | : | Nisan, 1987 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 203 |
| Ölçü | : | 11 x 19 cm |
| Yayınevi | : | Bilgi Yayınevi |
Bindiğimiz dolmuş, dün, Köprünün tam orta yerinde bozuldu. Yeni Köprüden söz ediyorum. Ulusal onurumuz, yapısal böbürümüz, Köprümüzden.
Görmemişin oğlu olmuş, çekmiş... bir yerini koparmış, derler. Köprü üstünde duranlardan huylanıyorlar. Bir yerini koparırlar diye. Düdükler öttü. Memurlar geldi. Bozukluk saptandı. Ama bu arada, köprünün tam orta yerinde beş dakika kadar kaldık. Alelacele geçip giderken, ya hiç görmediğimiz ya da görüp sindiremediğimiz nice güzelliklerin o anda farkına vardım. Doya doya seyrettim. Acele yüzünden şu dünyada neleri kaçırıyoruz arkadaşlar.
On beş yirmi yıl oluyor. Beni ünlü pedagog Prof. Albert Marz'e ağırlayıcı atamışlardı. Adamı Kabataş'tan Üsküdar'a geçiriyordum. Araba vapurunun güvertesinde, turistlere özgü ve romantik bönlükle, durmadan söyleniyordu. "İşte Avrupa'dan ayrıldık", "İşte Asya'ya yaklaşıyoruz", "Şimdi tam orta yerdeyiz". Üsküdar'a ayak basınca hemen karısına kart attı. "Asya'dan sevgilerle." Artık her şeyi "tipik Asya'yı" görüyordu. Havayı derin derin kokladı. Hapşırdı, genzine herhalde Orta Asya'nın baharat kokuları kaçmıştı. Çamlıca'ya çıktığımızda bulutlar dağılmış, güneş açmıştı. Şaka olsun diye "Asya'nın güneşi başka yakar" diyecek oldum! Hazret ona bile seve seve inandıydı...
Kırk yıldır evet tam kırk yıldır, Kadıköy vapuru ile her gün iki öğün kıta değiştirir dururum, bir gün olsun övünmek aklımın köşesinden geçmedi.