| Yazar | : | Salah Birsel |
| Yayın Tarihi | : | Nisan, 1982 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 302 |
| Ölçü | : | 12 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Ada Yayınları |
1949, 20 Ocak
Şimdi otuza ya da kırka yaklaşmış irili ufaklı sanatçıları, şu bizim kuşağı aklımdan geçirdim de içim burkuldu. Düzme olan ile olmayanı aynı havanda döven edebiyat simsarlarından bu kuşağı hor görmelerinden başkası beklenemez ama insan, ne de olsa bunca emeğin, bunca uğraşın bir karşılığı olmasını istiyor.
Bizim kuşak: salonlarda, topluluklarda aşağılanan o; gazetelerde, dergilerde alay konusu edilen o; söylevlerde, edebiyat kitaplarında kale alınmayan ol
O! O! O!
Oktay Akbal adımızı da koymuş: Öksüz Kuşak! Şimdilerde oyununu da yazıyor.
Bence bu kuşağın yalnız oyunu değil; şiiri, romanı da yazılmalı. Heykeli de dikilmeli. Doğrusu, bunca aşağılamaya, karşı koyan ve sanat alanında salt kendi gücü, kendi ağırbaşlılığıyla bir şeyler yapmaya savaşan bir avuç sanatçıya -ama iyi, ama kötü sanatçıya- en çok bu yaraşır.
Bizim kuşağın deyişlerinde görülen bir kendini beğenmişlik, bir yukardan bakış da hep bu tepizlenmenin bir tepkisi olarak ortaya çıkıyor.
Bu davranışı yeni kuşağın, hemen, hemen her yazısında -benimkileri de unutmayın- bulabilirsiniz.
27 Ocak
Bugün Suut Kemal Yetkin'in Gide'den, Gide'in Prétextes, Nouveaux Prétextes ve Incidences kitaplarından pek ustaca derlediği ve çevirdiği Seçme Yazılar'ını yeniden okudum. Bu kitap benim her zaman hatırlayacağım bir eserdir, buna inanım var.
Ben bu yazıların evvelce Fransızcasını da okumuştum. Nedir, Türkçesi beni daha da...