| Yayın Tarihi | : | Nisan, 1996 |
| Dil | : | Türkçe+İngilizce |
| Sayfa Sayısı | : | 519 |
| Ölçü | : | 16,5 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | İ.T.Ü. Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölg Pl. Böl. |
Sayın Vali, Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı, Sayın Rektör, Sayın Dekan, Sayın Meslektaşlarım ve Sevgili Öğrenciler.
İstanbul antik çağlardan günümüze çeşitli uygarlıkları barındıran, tarihinin her döneminde doğal güzellikler ve kültürel zenginlikler diyarı olmuş en büyük kentimizdir. Tarihsel yarımadanın ucunda ilk Byzantion antik kentinin kuruluşu M.Ö. 7. yüzyılda Ege'deki tarımsal alanların kıtlığı nedeniyle Grek kentlerinden göçlerle başlamıştır. Kent bu dönemde koloniler arasında küçük ticaret merkezi ve liman işlevini görmektedir.
İstanbul'un siyasal ye ekonomik bakımdan 'Dünya Kenti' olma süreci M.S. 4. yüzyılda Konstantinopolis adıyla Doğu Roma İmparatorluğu'nun başkenti olmasıyla başlar. Geniş alanlardan toplanan gelirlerle zenginleşen başkentte nüfus 5. yüzyılda Roma'yı geçmiş, Batı'ya doğru genişleyerek yeni forumlar çevresinde yönetim binaları ve surlar inşa edilmiştir. Kentin çeşitli yerlerinde ticaret bölgeleri olmakla birlikte esnaf ve zanaatkâr loncalarının toplandığı Çarşıkapı bölgesi ana ticaret merkezini oluşturmaktaydı. Konut bölgelerinin başında İmparatorluk Sarayı ve diğer aristokrat malikânelerinin bulunduğu bugünkü Ahırkapı semti gelmektedir. Diğer konut alanları Marmara ve Haliç kıyılarına hâkim yamaçlara yerleşmiş, ana yollar boyunca yoğunluk göstermişlerdir.
Kentin 5.ila 9.yüzyıllar arasında ondurt bölgeye ayrılıp her bölgeden sorumlu bir yöneticinin valiye bağlandığı bilinmektedir. Loncalar, kilise meydanları, aristokrat mahalleleri ve pazaryerleri gibi ortaçağ kentlerinin ögelerine ve ilkel teknolojili tarımsal üretime dayalı bir ekonomik yapıya sahip olmasına rağmen 13. yüzyılda İstanbul, İmparatorluk servetinin toplandığı başkent olarak saraylar, merasim yolları ve birkaç limanıyla birlikte çok daha farklı nitelik ve boyutlara sahiptir.
15. yüzyılda İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti olarak yeni bir çağı başlatmaktadır. Yüzyılın sonlarına doğru saray mensupları ve askerlerle birlikte nüfus sadece 100000 dolaylarındadır...