| Yazar | : | Vedat Günyol |
| İsbn | : | 9754581584 |
| Yayın Tarihi | : | Haziran, 1999 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 259 |
| Ölçü | : | 13 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | T. İş Bankası Kültür Yayınları |
ANNE
Anne sevgisi, anne özlemi, anne çağrısı, anneye sesleniş, bir imdat, bir koruma içgüdüsünün can simididir. Büyüğü küçüğü ile tüm insanların ortak korunma, sığınağıdır anne bağrı, anne özverisi.
Başı belaya giren çocuk, kendini koruyacak tek varlığın, içgüdüsel olarak, annesinden başkası olmadığının, bilincinde değilse de ayrımındadır.
Anne bir sığınaktır, özverili ölesiye özverili bir sığınak. Ne demişler? Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar.
Alın size bir başka ana tanımı: "Ana gibi yar olmaz, Bağdat gibi diyar olmaz."
Bağdat özlemli bir diyar olmaktan çıktı çoktan, ama ana hep "yar" oladurmakta.
Büyük Fransız yazarı Albert Camus (Alber Kamü), yurt sevgisi konusunda, "Ben önce anamı severim, sonra yurdumu" derken ne denli imrenilesi bir insan olduğunu açıklamıştı.
Ben, bu yaşımda (87) bile anneme seslenmekten alamıyorum kendimi. Örneğin yanı başımda telefon çalındı mı, hep anne diye bağırıyorum, sarpa sarmış bir durumla karşı karşıyaymışım gibi.
Bu yaşta, iyi kötü her durumda anneme sığınıyorum hep. Bir de, akıl dışı durumlarda, örneğin Büyük Millet Meclisinde çatlak sesler yükseldiğinde, şöyle bir kuyruklu yıldız düzeyinde "Anneeee!" deyip, kendimi korumaya çalışıyorum.
Akıl vermek gibi olmasın ama akıl dışı olaylar karşısında, örneği, bağnazlığın gemi azıya aldığı durumlar karşısında Anneeee demekten kendinizi alabilemezseniz, öperim yanacıklarınızdan.