| Yazar | : | Cemal Süreya |
| İsbn | : | 9753635087 |
| Yayın Tarihi | : | Mart, 2006 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 432 |
| Ölçü | : | 13,5 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Yky |
1. Gün
İsmet Paşa ne demişti Lozan'daki çiçekçi kıza,
Dünyada ne varsa, iste onu demişti.
Doğru mu, bilmiyorum; ama İsmet Paşa, Lozan'da bir çiçekçi kızla ilgilenmiş. Çok inandığım biri söyledi geçende. Kızın hala yaşıyor olduğunu da söyledi. Doğru olsun, olmasın, burada söz konusu olan artık benim gerçeğimdir. Yukardaki iki dizeyi de bunun için kurdum. Bir şiirin ilk iki dizesi olacaktı. Geliştiremedim. Ama sanırım, bugün yerini buldu. Söze o iki dizeyle başladım.
Yine sanırım, bu yazı biçimi bana uyacak. Uyarsa, yaşadığım sürece akıp gitsin. Adını sonra koymalıyım. Neye dönüşecek, belli değil. Biliyorum, sürekli yazmak bir serüven, yazmaksa bir tören. Günce değil. Tarihler belirsiz. "1. gün", "2. gün" ... ayırma çizgileri olarak da kabul edilebilir. Yine de günce. Çünkü her gün yazacağım. "3. gün"den sonra "6. gün"e geçmişsem, demek aradaki iki günü de yazmışım, ama yayımlamayı uygun görmemişim. Onlar yayımlandığı gün ben hayatta olmamalıyım.
2. Gün
Ece Ayhan'ın 2, 3 yıllık Bodrum serüveni bitti. Dün Tevfik Akdağ'la, önceden kararlaştırdığımız gibi onun Kızıltoprak'ta kaldığı eve gittik. Sonra Edip Cansever geldi, daha sonra İlhan Berk. Dük dö Cebeci geldi, çörek getirdi. Beyaz dergisinden iki genç arkadaş da ordaydı. İlhan, Edip, Ece, Tevfik, ben, hepimiz birbirimizi yaklaşık otuz yıldır tanırız. Ama baktık, gerçekten beşimiz ilk kez bir araya geliyoruz. Bunun önemli bir olay olduğuna karar verildi: çay, bira, rakı içildi. Siyasadan, şairlerden ve her şeyden söz edildi. Ece Ayhan'ın kitabı Almancaya çevrilmiş.
İstanbul'a yerleşecek yine. Bir yayınevinde ya da reklam kurumunda çalışacak...