| Yazar | : | Mehmet Ali Kışlalı |
| İsbn | : | 9757115088 |
| Yayın Tarihi | : | Ağustos, 1996 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 334 |
| Ölçü | : | 16 x 24 cm |
| Yayınevi | : | Ümit Yayıncılık |
Güneydoğuda 1984'ten bu yana süren mücadelenin "Türkiye'nin bir numaralı sorunu" olduğunu kabul edeli aşağı yukarı on yıl oluyor.
İlk kez bu bölgede iki kasabada garnizonlara ateş açıldığında pek çok kimse ne olup bittiğini anlayamamıştı. Basın mensupları, Ege sahillerinde tatilini geçirmekte olan zamanın başbakanından tek cümlelik yorum almaya bile gerek görmemişlerdi. Bölgede uygulanmakta olan sıkıyönetim nedeniyle oradan da ayrıntılı bilgi gelmiyordu. Sonraları yetkililer olayların "iki buçuk eşkıya işi" olduğu değerlendirmesini yaparken, bölük pörçük haberler sürdü gitti.
Yıllar sonra zamanın Cumhurbaşkanıyla bölgeye yaptığımız gezi sırasında, PKK saldırıları bir yüzbaşıyı şehit ettiğinde bile, devletin çeşitli istihbarat kaynaklarınca bilgilendirilen bu en yetkili insanda herhangi bir ciddi rahatsızlık hissedilmiyordu.
Olaylar tırmanıp, 80'li yıllar sona ererken, Milli Güvenlik Kurulunun bazı asker üyelerinden şu acı değerlendirmeleri duyar olduk: "Kimse olaylara sahip çıkmıyor. Herkes kendi sorumluluk süresinin tamamlanmasını bekliyor. Güneydoğu'dan gelen haberler iyi değil. Halk sahipsiz, devletinin kendisini koruyamadığını görüyor. PKK etkisi artıyor. Güvenlik güçlerinden beklediği yakınlığı göremeyen bölge halkını kaybediyoruz."
Olayları başından beri çok yakından izlemem, konunun kamuoyuna gerektiği gibi anlatılıp mal edilmediği kanısını bende güçlendirdi. Bir basın mensubu olarak bu çok önemli sorunu değişik boyutlarıyla hem izlemeye, hem de yakın tarih içerisindeki yerini ve aldığı şekilleri öğrenmeye çalıştım.
90'lı yılların başından itibaren, konuyla yakından ilgili görevlilerin yanı sıra, yabancı ve Türk uzmanlarla, bazıları saatler süren konuşmalar yapmaya başladım. Beri yandan da bölgedeki gelişmeleri dikkatle izliyor, mahiyetini anlamaya çalışıyordum.
Olup bitenler dünyada ilk kez Güneydoğu'da sergilenmiyordu. Pek çok yerde örneklerine yüzyıllardır rastlanılmıştı.