| Yazar | : | Av. N. Rüştü Esin |
| Yayın Tarihi | : | 1999 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 56 |
| Ölçü | : | 16,5 x 23,5 cm |
Atilla İlhan…
Göztepe'ye gittiğimde hatırladım bu güzel dizeleri. Bir sonbahar akşamı annemi, çocukluğumun geçtiği Göztepe'de bir dost ziyaretine götürmüştüm Geçmişin çağırısına uyarak bir zamanlar kaldığımız köşkün lükstrumlarla kaplı dar yokuşlu yoluna doğru yöneldik ana oğul. O zamanlar toprak, şimdi beton dökülmüş yoldan ağır ağır yukarı doğru çıkarken ansızın büyük ustanın yukarıdaki dizeleri döküldü ağzımdan.
Atilla İlhan "HaIiç'te bir vapuru vurdular" demişti o güzel şiirinde. Ancak vurulan vapur değil, beyaz, ahşap bir köşktü şimdi. Bıçakla değil, kazmalarla vurmuşlardı onu. Ne onun, ne başkasının gıkı çıkmamıştı vurulurken. Yıkıntıların üstüne bir beton yığını dikmişlerdi. Öyle soğuk soğuk bakıyordu bize. Bir lahit gibi.
Eski dost birkaç yaşlı çam önce annemle, sonra benimle dertleştiler. Uzadıkça söyleşi, anılar boy atmağa başladı yıkıntılar arasından. Denize kadar uzanan çamların fısıltısı, Göztepe istasyonundan kalkan buharlı trenin düdüğü, bahçede çocuk sesleri ve dökülen dutların çiçeklerle karışan kokusu, her yanımızı sardı ansızın. Gördüğüm her bir taş, duyduğum her ses beni savurdu attı 50'li yıllara. Anladım ki, o zamanlar buralarda koşuşturan küçük çocuğun kafasına her ayrıntı o çocuksu safiyetle kazınmıştı, bir daha silinmemecesine.
Ben mi çocuktum, onun için herşey güzeldi yoksa gerçekten herşey mi güzeldi o yıllar? Bunu tam çıkaramıyorum.