| Yazar | : | Gül İrepoğlu |
| İsbn | : | 9752931618 |
| Yayın Tarihi | : | Şubat, 2004 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 338 |
| Ölçü | : | 14 x 23 cm |
| Yayınevi | : | Doğan Kitap |
Yalnızca bir tarihsel roman olsun diye yazılmadı burada yazılanlar. Fonda XVIII. yüzyılın Osmanlı Sarayı var an1a, esas olarak insanlar var, farklı bir zan1anda yaşasalardı belki çok da farklı davranmayacak olan. Bir padişahı bir insan olarak anlamayı denemek için, insanların değişmeyen zaaflarına ve değişmeyen sevinçlerine tekrar göz atmak için veya yalnızca geçmişin bir ünlü sanatçısının kişiliği üzerindeki renkli varsayımlara dalmak için okunabilir bu kitap. Ya da sonunda evet, tarihsel özelliğini ön plana alarak; hep belli kalıpların arasına sıkışıp kalan tanımlarla bilinen bir döneme iyice yakından bakmak için... Bazen olaylar simgesel, insan ilişkileri ise gerçek olarak kabul edilebilir ve tersi. Ama yine de okurken neden kendimizi "Lale Devri"nin o şatafatlı ortamında hissetmeyelim? İşte tam da bunu sağlamak için arada bir okuru gerekli bilgilerle donatmak gerekti; bunu yaparken üniversite hocası kimliğimden sıyrılmaya çalıştımsa da, aslında derslerimde uyguladığım yöntemi, karmaşık bilgileri eğlenceli ve şaşırtıcı bir pakete sarmalayarak sunma yöntemini uygulamaya çok uygun bir yerdi burası.
Bir sürü olay var bu romaı1da elbette, ama daha çok da insanlar var. Gizli günlükleri yıllar sonra okumaya benziyor biraz. (Hani anı kitaplarında olduğu gibi, sözü edilen kahramanlardan bazılarının fotoğraflan yer alır ya, ben de aynen kitabın sonunda ya da sayfaların arasında serpiştirilmiş olarak, Levni'nin o olağanüstü fırçasında canlanmış olan bazı kahramanları ve elbette Vanmour'un fırçasından Arz Odası'ndaki Sultan Ahmed'i vermek isterdim, bunlar da hayallerin anıları olmalıydı, yine de hepsi hayal çünkü... ) Aslında hayallerimi paylaşmak istedim yalnızca, yani hayallerimin küçük bir kısmını... Bunu yaparken çok zevk aldım, çok mutlu oldum.