| Yayın Tarihi | : | Mart, 1991 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 112 |
| Ölçü | : | 20 x 27,5 cm |
| Yayınevi | : | İstanbul Büyükşehir Belediyesi |
Ülkemizde yerel yönetim denildiğinde akla hemen belediye hizmetleri ve sorunları geliyor. Oysa çağdaş dünyada yerel yönetim denildiği zaman, bu konuya ilişkin felsefeler, programlar, hizmetler tartışılıyor.
Bu yayının sayfalarını çevirdikçe belediyecilik anlayışımız ve felsefemiz doğrultusunda yaptığımız hizmetlerin bir kısmını okuyacaksınız. Bir kısmını diyorum. Çünkü yaptığımız birçok hizmeti rutin gördüğümüz için bu yayında yer vermedik. Ben size hizmetlerimiz hakkında bilgi vermeyeceğim. Artık dev bir metropol olan İstanbul'da yerel yönetim felsefesi nasıl olmalıdır? Benim felsefem nedir? Örneklerle bunları açıklayacağım.
Seçilmeden önce size sunduğum ve seçildikten sonra uyguladığım "ÖNCE İNSAN" programı yerel yönetim felsefemi ortaya koymaktadır. Ben katılımcı ve saydam belediyecilik anlayışından kaynaklanan, demokratik programlara inanıyorum. Kent insanının problemlerinin çözümü için gereken budur. İstanbul için alınacak bir kararda yönetim, bir kişinin ya da bir zümrenin çıkarını değil 7,5 milyon kişinin çıkarını düşünmelidir. Temel düşüncelerimi bir kaç cümle ile özetleyecek olursam:
- Kamuoyunu ilgilendiren tüm kararlarda o kentte yaşayan insanların sesine kulak verilmelidir. Karar öncesinde halkın örgütlenmiş hali olan, dernekler, sendikalar, meslek odaları, barolar, ticaret odaları, üniversiteler gibi kurumlarla tartışılmalı ve daha sonra karar birlikte alınmalıdır.
- Hizmet insanlar için olmalıdır. Doğa ve çevre korunarak gelecek kuşaklara da hizmet sunulmalıdır.
- Her türlü iş, göz boyamak için değil, kent yaşamını rahatlatmak için yapılmalı ve uzun vadede de işlerliği olmalıdır. Gelecek seçim değil gelecek kuşaklar düşünülmelidir.
- Sık sık İstanbul'un bir dünya kenti olduğunu söylüyorum. Bu nedenle İstanbul'un tarihi dokusunu korumak da önemli bir görevdir. Bu bir tutuculuk değil, tarihten geleceğe uzanan köprüde yer almak demektir.
- İstanbullular kendilerini çağdaş, özgür ve rahat hissetmelidirler.