| Yazar | : | Zümrüt Nahya, Dr. Selma Birer |
| İsbn | : | 9751730643 |
| Yayın Tarihi | : | 2002 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 112 |
| Ölçü | : | 17 x 24 cm |
| Yayınevi | : | Kültür Bakanlığı |
Beslenme, organik bir süreç olmasının yanı sıra aynı zamanda kültürel bir olgudur. Farklı toplumların farklı kültürlere sahip oldukları bir gerçektir. Yemek yeme alışkanlıkları da kültürün bir ögesi olmaları nedeni ile çeşitli toplumlara göre ayrılık göstermektedir. Bir insanın ne yediği coğrafi duruma, üretim biçimine, tarihsel geçmişine vb. koşullara bağlı olmakla birlikte onun kültürüne de bağlıdır. Kişinin yemekleri seçme olanağı olduğu zaman neyi seçtiği, onu ne biçimde sağladığı, nasıl pişirdiği, nasıl ve ne zaman, nerede yediği, kendi toplumsal grubunun alışkanlıklarına göre değişir. Türk toplumu da yemek türü, tadı, özelliği bakımından diğer kültürlerden oldukça ayrılık göstermektedir.
Bir millet kolaylıkla ağzının tadını kaybetmez, binlerce yıldan beri alıştığı yemeğinden vazgeçmez. Uzun bir tarihi geçmişe sahip Türkler, mutfak konusunda zengin bir kültüre sahiptirler. Yemek pişirme geleneği atalarından gelmektedir. Bugün dünyanın sayılı mutfakları arasında, lezzetli yemeklerin hazırlandığı, çeşitlilik yönünden de zengin olan Türk Mutfağı yer almaktadır. Türk mutfağı denildiği zaman bütün yiyecek ve içecekler, bu yiyeceklerin hazırlanışında kullanılan araç-gereçler ve yemek töresi anlaşılmaktadır. Türk mutfağı, gerçekten her türde ününe yakışan çok zengin yemek listesi, pişirme yöntemleri ve servis düzenine sahiptir. Günümüzde Anadolu'da sofra düzenleriyle, pişirme yöntemleriyle, kış için hazırlanan yiyecek-içecekleri ile araç-gereç ve yemekleri ile çok zengin bir mutfak yaşamaktadır. Ülkemizde yemek yeme alışkanlıkları tarihi ve coğrafi olmak hatta köy, kent gibi yerleşim birimlerine göre de değişiklik göstermektedir.
Türk mutfağının tarihsel gelişim süreci içerisinde epeyce değişikliklere uğradığı bir gerçektir. Toplumsal değişim süreci içerisinde günümüzde de hızla değişmekte olan mutfağımızda geleneksel türlerin kaybolmamasına, korunmasına, turistik açıdan tanıtılmasına önem verilmelidir. Türk toplumunun kendi kültürüne, kendi mutfağına, yemeklerine yabancılaşmaması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.