| Yayın Tarihi | : | 2002 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 271 |
| Ölçü | : | 24 x 33,5 cm |
| Yayınevi | : | Vehbi Koç Vakfı |
Yıl 1946... İkinci Dünya Savaşı sona ermiş; 'yeni bir dünya düzeni'nden söz edilen, uluslararası dengelerin yeniden oluştuğu günler yaşanmaktadır... Genç iş adamı Vehbi Koç, dış temaslarda bulunmak ve mesleki ufkunu geliştirmek için, dünyanın yeni gözdesini, Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret eder...
Bu iş seyahati sırasında gözlemlediği, sanayi ve ticarete yönelik gelişmelerin yanı sıra, Vehbi Koç, girişimci sivil vakıfların özellikle eğitim ve sağlık alanında yaptıkları yatırımlardan da çok etkilenecektir.
O yıllarda henüz, bütün imkânlarını iş alanlarına tahsis etmek mecburiyetinde olan genç girişimci, sosyal konulardaki izlenimlerini 'zamanı geldiğinde değerlendirmek üzere' güçlü hafızasına kaydederek, ülkesine döner.
Rahmi Koç (Mütevelli Heyeti Bşk.): Çok iyi bir gözlemciydi Vehbi Bey; gördüğü ve enteresan bulduğu hususları zihninin bir köşesine yazardı. Bunlardan daha sonra pek söz etmese de, unuttuğu anlamına gelmez; yıllar sonra bir bakardınız, yeni bir proje olarak gündeme getirmiş 950'lerde artık o, başarılı, hızla gelişen ve firmalaşan, tanınmış bir Ankaralı tüccardır. Ve dış seyahatlerde biriktirdiği izlenimlerle daha da biçimlenmiş olan hayallerini gerçekleştirecek güce sahip gibidir...
İş dünyasındaki başarıları arttıkça, Vehbi Koç'un "hayır işleri" için duyduğu ilham da giderek güçlenmektedir. Genç iş adamının niyet ve imkânlarını farkeden kimi Ankaralılar, onu bir cami yaptırmaya ikna etmek isterler. İnançlı bir Müslüman olan Vehbi Koç, bu tekliften etkilenmiştir. Anadolu geleneğiyle yetişmiş bir genç olarak, fikrine her zaman güvendiği annesine danışır önce... Teklif, Fatma Hanımefendi'yi de heyecanlandırır...