| Yazar | : | İbrahim Refik |
| İsbn | : | 9758540009 |
| Yayın Tarihi | : | Kasım, 2001 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 176 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Albatros Kitapları |
Gustave Le Bon, "Geçmiş hiç ölmez, içimizde hep yaşar ve insanların davranış kalıplarını şekillendiren en önemli etkeni oluşturur. Yaşayanların renkleri ölülerin hatıraları üzerine kurulmuştur" diyor.
Gerçekten Le Bon çok haklı. Biz bir Afrika kabilesi değiliz; muazzam bir geçmişin üzerine oturuyoruz ve bu geçmişin mirası bizi hala şekillendirmeye devam ediyor. Fakat gelin görün ki Türkiye bugün hafızasını kaybetmiş bir toplum olarak kimliksizlik travmaları geçiriyor. Ve bu hafıza kaybının verdiği kısır ve derinliksiz bakış açısıyla toplumun iyice kangrenleşen meselelerine çözüm üretemediği gibi ürettiğini sandıkları da maalesef yeni ilave problemler meydana getiriyor. Bu yüzden, Türkiye'nin geleceği için düşünen, fikir üreten insanlar geçmişi çok yönlü olarak bilmek ve onu (övme/yerme yaklaşımının çok ötesinde) soğukkanlı bir şekilde değerlendirebilmek zorundadırlar.
Mazinin aydınlatılmasına ışık tutan kaynaklardan olan hatıralar da, yaşadığımız çağın ve geleceğin sağlıklı analizi için gerekli önemli malzemelerden biridir. Fakat nedendir bilinmez, ülkemiz hatıra yönünden oldukça fakirdir ve hatıra yazma alışkanlığı çok azdır. Öyle ki Said Paşa gibi Abdülhamid döneminde dokuz defa sadrazamlık vb. gibi çok önemli vazifelerde bulunmuş bir kimse, hatıralarını yazdı diye kendisine "Ebu'l-Hatırat" (Hatırat Babası) lakabı takılmıştır. Oysa ülkemizin siyasi, sosyal ve kültürel çizgisinin belirlenmesinde rol oynamış birçok önemli şahsiyetin hatıraları, o devrin aydınlatılmasına yönelik çok önemli ipuçları taşır.
Gerçi Cemil Meriç merhum biraz keskin ifadelerle; "Hatırat smokinli fotoğraf çektirmektir. Tarihin karşısında poz alıştır. Hatırat indi hükümler taşır, sübjektiftir" dese de hatıraların, tarihi hadiseleri ve devirleri aydınlatmada önemli rol üstlendikleri muhakkak. Bundan dolayı geçip giden nice yıllar sonra ele geçen hu tür hatıralar, tarihçiler, sosyologlar, siyasetçiler daha doğrusu kendi toplumun geleceği için kafa yoran herkes için paha biçilmez değer taşımaktadır.
Bizi bu kitabı hazırlamaya iten ana sebep de geçmişi, bilhassa yakın geçmişi; hadiseleri...