Yazar | : | Nurettin Topçu |
Yayın Tarihi | : | 1959 |
Dil | : | Türkçe |
Sayfa Sayısı | : | 24 |
Ölçü | : | 14 x 20 cm |
Yayınevi | : | Çeltüt Matbaası |
Kâinatımız, sanki ebediliğe ve sonsuzluğa yönelmiş gür bir akışın hamlesidir. Her tarafından hayat fışkıran dünyamız, hareket halinde bulunan bir büyük iradeyi andırmaktadır. Bu hamle bir yerde şiddet kazanmış, irade kendi kendisinin olmak istemiş ve böylelikle, kendi kendisinin farkında olan akıl meydana gelmiştir. Kendisine akıl emanet edilen insan, kendi üzerine katlanarak şahlanan bir dalga gibi kendi varlığını temaşaya kalkmış, hem kendi hamlesinin sahibi, hem de onun seyircisi olabilmiştir ve günün birinde kendi hamlesinin dizginlerini eline alabilmiş, onu düzenleyecek iktidara ulaşmıştır. İşte bu iktidara ilim diyoruz. En geniş manada ilim, aklın bizzat kendisini temaşasından başka bir şey değildir. Zira o kendisinde ilk ilim demek olan prensipleri yaşatmaktadır. İlim, aklımızın prensiplerini kâinata doğru olarak tatbik etme, yani aklımızı dosdoğru kullanma iktidarıdır.
Esasında ilim Garbın malı değildir. İnsanlığın çocukluk devrinde Asya kavimlerinin kucağında hayata kavuşmuştur. Ancak onun bütün karakterlerini kazanarak kendi iradesinin bütün şuuruna sahip olması, Garb medeniyeti dediğimiz Rönesans'tan sonraki Avrupa medeniyeti içinde mümkün olmuştur.