| Yazar | : | Ziya Erkins |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 46 |
| Ölçü | : | 12 x 16,5 cm |
| Yayınevi | : | Yörük Matbaası |
Galata adının menşei bugüne kadar kan olarak bilinememektedir. 8ununla beraber yaygın olarak burada pek' eski devirlerden beri mevcut bulunan süthanelerden dolayı Grekçe GALA GALOKTOS teriminden geldiği bilinmektedir. Galata'da Bizans'ın ilk devirlerinde SYKAI -SYCAI adıyla küçük bir kasabanın bulunduğu da bilinmektedir. Bu kasabanın etrafı Konstantin (324 - 337) tarafından bir duvar ile çevrilmiştir. i. THEODO-Si OS (408 - 450) zamanında kasabanın taksimatı düzeltilmiş, SYKAİ de şehrin içerisine alınmıştır. İşte o vakit burada 436 büyük hane, tiyatro, hamam, bir de liman bulunmaktaydı.
Galata şehrinin çevresi surla çevrilmişti. Bu surların önünde 15 metre genişlikte bir hendek vardı. Galata surları iki metre kalınlığında olup çevresi 2.800 metreyi buluyordu. Ve 37 hektarlık bir sahayı kaplıyordu. Şehir ikinci derecedeki duvarlarla üç kısma ayrılmıştı. Duvarlarda müteaddit kapılar vardı. Kasaba 5 mahalleye taksim olunmuştu. 12. yüzyılda Cenovalılar, Galata semtinde bir imtiyaz bölgesine sahip bulunuyorlardı. Burası 4. haçlı seferi ordusu tarafından 1.204 deki işgalde Venediklilere geçmişti. 13. yüzyıl içerisinde de burada yerleşmeğe başladılar. Fakat imparator MİKHAEL VIII. 1261 de burayı Latinlerden alarak tekrar Bizans idaresine bağladı. 1267, 1296, 1303, 1304 de yapılan muahedenamelerle Cenovalılar buraya tamamıyla sahip oldular ve lafzi olarak ta Bizans'ın hâkimiyetini tanıdılar. Cenova cumhuriyeti Galata'ya her sene PODESTA namıyla bir memur gönderirdi. Gümrük hasılatı vesair vergiler Cenova cumhuriyeti namına tahsil olunurdu.
Galata'nın harici ticareti Cenovalıların elinde idi. Belediyesi orada oturan muhtelif milliyetteki ahalinin intihap ettiği kişiler tarafından yürütülürdü…